Tag Archive for 'yobaz'

Sivas ‘93

Sivas ‘93Dün akşam CKM‘de müthiş bir oyun seyrettik. Adı: Sivas’93. Ama maalesef tüm medya tarafından yeterli ilgiyi görmemiş (politik davranmak için görememiş) bir oyun.

Genco Erkal‘ın Türk tiyatrosu için önemini anlatmak anlamsız olur, ama bence hayatının en önemli işini yapmış. Bu oyunda bize üzeri acilen örtülmüş tarihimizin kara bir lekesini unutmamamızı, tehlikenin ne kadar büyük olduğunu (ki bu tehlike sadece cahilliğimiz), bugün ki politikacılarımızın köklerini, neler düşünerek ve bunları utanmadan dile getirerek buralara geldiklerini açık seçik gözler önüne serdiler.

Ben oyunu izlerken genelinde diyebilirim ki ağlamamak için kendimi çok zor tuttum. Oyunun en büyük özelliği belgesel oyun olması. Oyun sadece gerçekleri yansıtıyor o talihsiz günü saniye saniye seyirciye yaşatıyor. Yazarın olaylar hakkında yorumu yok, yorumu seyirciye bırakmış, oyunda sadece gerçekleri saniye saniye hatırlaıyor. Genco Erkal bu oyunu sadece yazmakla kalmayıp yönetip oynamış. Müzikler ise başka bir kıymetli sanatçımız Fazıl Say tarafından yazılmış. Oyunda sahne, kostüm, dekor yok. Sadece fonda bir perde, bu perdede de oyun süresince video gösterisi (hiç birisi canlandırma değil gerçek görüntüler) oyuncular simsiyah sahne siyah. Bu bence seyircinin dikkatini sadece acı gerçeklere odaklamasını ve oyundan bir saniye bile kopmamasını sağlamış.

Hayret ettiğim bir konu daha var iktidar bu oyunu nasıl atladı? Nasıl kaldırmadı? Haberlerimi yok yoksa? Fazıl Say’ın bestelediği Metin Altıok Oratoryosunu sansürlemişlerdi de…

CKM o gece doluydu. Oyun bitişinde tüm seyirci ayakta dakikalarca alkışladı. Herkes ağlamaklı ve herkes içinden eminim ki şunu sorguladı: bizi bugünlere getireni. Planlı geriletme hareketleri ile eğitim ve hukuk adına neredeyse geri dönülemiyecek tavizlerin verildiği bir iktidarın varlığı… Bunlar nasıl geldi? Biz nasıl sustuk? Bu nasıl bir oyun? Hatta bazıları “canım belediyeler gayet iyi çalışıyor baksana adamlar en azından parkları bahçeleri temizledi ben yine onlara veririm oyumu” bazıları ise ekonomi bilgisi olmadığından “dolar bak sabitlendi onu da bu adamlar yaptı oyum yine onlara” demiştik nasıl demişiz dediler.

Seyircinin son sözü: Bu oyunu sakın kaçırmayın mutlaka seyredin.
Genco Erkal: ÜZÜLEREK SÖYLÜYORUM İZLEYECEKLERİNİZİN HEPSİ GERÇEK

İlgili bağlantılar:
Dostlar Tiyatrosu web sitesi

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Aslan, çakallar ve bir cevap

Aslında bu yazıyı buraya yazmayacaktım. Ama yazmak istediğim sitedeki yorum formu son derece gerizekalı bir şekilde satırlarca yorum yazmama izin verip sonra da ilk bir kaç satır hariç hepsini kesip attığı için yazımı tekrar buraya yazma gereği duydum.

Arkadaşın birisi “Ama Aslanlar Çakallarla Aynı Otlakta Avlanmaz” başlıklı bir yazı yazmış. Dolaşırken gözüme çarptı. Bende oturup düşündüklerimi yazdım ama dediğim gibi sistemin azizliğine uğrayınca yazı gitti ben de cevabı buraya yazıyorum.

Okumaya üşenenler için yazı kısaca şöyle: Avrasya diye bir televizyonda kadının biri

bir fikri, bir düşünceyi tartışmasız kabul edenler de yobaz!

diye açıklama yapmış. Arkadaş da

…ama mesela biz Kemalizm’i tartışmaya gerek görmeden kabul ediyoruz; Bayan Ataman’a göre bizde yobazız! Benim anlamadığım kelime manası ile özdeş yobazları, bu denli koruma içgüdüsü sayın Nuriye Ataman için neden bu kadar önemli …

diyerek uzunca bir yazı yazmış. İşte benim konu ile ilgili düşüncelerim:

Bir kere TDK sözlüğünde yobazı şöyle tanımlıyor:

  1. Dinde bağnazlığı aşırılığa vardıran, başkalarına baskı yapmaya yönelen (kimse)
  2. mecaz Bir düşünceye, bir inanca aşırı ölçüde bağlı olan (kimse).
  3. halk ağzında Kaba saba, inceliksiz (kimse).

Zaten bu tanıma göre ne yazıyı yazan arkadaş ne de spiker kadın (hanımefendi kelimeye yeni bir anlam kazandırdığı kanısında) kelimenin anlamını bilmiyor. Çünkü aslında yobaz bu anlama geliyor. Yani argoda fanatik kelimesinin karşılığı.

Sonuç olarak arkadaş konu ile ilgili tepkilerini dile getirmiş. Buna bir itirazım yok. Hatta destekliyorum. Yalnız kafama takılan kısım arkadaşın uslubu. İlk kafama takılan taraf - tabii kelime anlamındaki çelişki sayılmaz ise - arkadaşın şu sözleri:

Çünkü, biz de Kemalizm’i tartışmasız kabul ediyor ve uygulamak için gereken neyse yapmak için mücadele ediyoruz.

Bir kere bunu söyleyen biri Kemalizm ve Mustafa Kemal’in dediklerini anlamamış demektir. Atatürk hiçbir zaman bir şeyi mantık ve zeka ile irdelemeden kayıtsız, şartsız ve tartışmasız kabul etmemiştir. Bu yapısına, yaptıklarına ve söylediklerine karşıdır.

Hiçbir mantıksal delile dayanmayan birtakım gelenek ve göreneklerin, inançların korunmasında direnen ulusların ilerlemesi çok güç olur, belki de hiç olmaz.

M.Kemal Atatürk

Bu tür bir davranış fanatismin ta kendisidir ve her ne amaçla olsun kötüdür. Fanatism hangi tarafta olsun tehlikelidir, çünkü mantığa yer vermez. Dolayısı ile bu tür bir yaklaşım hem gerçek Kemalizm değildir, hem de bu düşüncede ki insanlar tarafından yanlış yansıtılmaktadır. Vatanseverlik fanatism ile yapılamaz. Bu söylediklerim kendi çıkarları adına herşeyi yaparak vatanı umursamayanları ciddiye almayalım anlamında değildir. Sadece bunu yapm yönteminin mantıkız bir fanatism olamadığını söylemeye çalışıyorum.

Yazıdaki ikinci bir madde ise arkadaşın “Atatürk’ümüze dil uzatanların dillerini… (kesin kural)” dediği 6. madde. Birincisi bu isim öyle birkaç kendini bilmezin, çıkarları için her yola başvuran ucuz adamların dil uzatması ile kirletilebilecek bir isim değil. Bunlara verilecek cevap orayı burayı kesmek değil, diğer insanlara doğrusunu anlatmak ve en önemlisi Mustafa Kemal’i anlamış olarak yaşamaktır.

Önemli olan Mustafa Kemal’i anlamaktır. Körü körüne bir ideale bağlanmak değildir. Körü körüne takip edilen her ideal eninde sonunda yok olmaya mahkumdur.

Yazıyı yazan arkadaşı biraz fazla eleştirmiş olabilirim. Aslında vatanseverliğini ve Atatürk’e olan bakışını saygı ile karşılıyorum. Sadece bu körü körüne olayı beni çok rahatsız etti onu dile getirmek istedim.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu