Tag Archive for 'tv'

Televizyon denen iğrençlik

evlendirme.gifÇok fazla televizyon seyreden biri değilim. Ama iki gün boyunca hasta olarak evde kalınca mecburen televizyon ile haşır neşir olmak zorunda kaldım. Farkettiğim ilk şey televizyonların ne kadar iğrenç bir ortama dönüşmüş olduğu idi. İki gün boyunca neredeyse sabahtan akşama televizyonun karşısında tek adam gibi programa rastlayamadım.

Herhalde bir halkın yozlaşmasının en büyük göstergelerinden biri televizyonda gösterilenlerin kalitesi. Sabahları zaten kanallarda bir şey bulmak mümkün değil. Ya biri birilerini evlendirmeye çalışıyor, ya biri birilerine hakaret ediyor ya da buna benzer abuk sabuk şeyler gösteriliyor. Daha sonra Yemekteyiz adlı yarışma programı başlıyor. Yaklaşık üç saat boyunca son derece düzeysiz bir şekilde devam ediyor. Yanlış anlamayın bu sadece sabahki kısmı aynı programı daha sonra “prime time” da gene izliyoruz. Yemekteyiz’i izlemek istemeyip başka bir kanala geçmnek istiyoruz orada da karşımıza “Yemekte Bizdeyiz” diye bir şey çıkıyor. Bir kanal daha değiştiriyoruz bu sefer birilerinin bir kutu açtığı yapay bir gerilim yaratıldığı bir yarışma karşımıza çıkıyor. Hepsini biliyoruz. Benim bu yarışma ile anlamadığım bir diğer şey de yarışmacı belli bir para kazanıyor. Sonra kutusundan daha fazlası çıkıyor. Bir anda ölüm sessizliği sanki sanırsınız ki adam (ya da kadın) biraz önce havadan milyonlar kazanmadı da herşeyini bir anda yitirdi.

Bir de haberler var. Hayır diyelim ki halkımızın çoğu böyle abuk sabuk şeylerden hoşlanıyor, kalitenin düşüklüğünden şikayet etmeden bunları seyrediyor. Ama düşünüyorum ki haberler çıktığında insan bir haber izlemek ister. Ama ne mümkün ki yıllarını gazeteciliğe vermiş kendini haberci olarak tanıtan Ali Kırca’nın Uğur Dündar’ın haber programlarında bile haber  izlemek mümkün değil. Habercilik artık şundan ibaret, 9.90′a satılan cep telefonun izdihamı, balık fiyatlarının güncel durumu, vatandaşımız ne kadar balık almış ne kadar kar etmiş veya Atv dizilerindeki kebaplar en iyi nerede yapılırmış… Hem de kısaca değil dakikalarca… Yani gerçekten insanların televizyonda ana haber bülteninde görmek istedikleri bunlar mı?

Bir de yeni çıkan bir bulandırma olayı var. Sigara çıktı bulandır. Meme gözüktü bulandır. Bakkalın önündeki deterjanlar gözüktü bulandır. Neredeyse tüm ekran bulanmış önemli değil. Önemli olan halkımızı zararlı şeylerden korumak, ama onları aptal yerine koymak problem değil.

Tabii bu konulara itiraz etmesi gerekenler, bu konuda yazması, tepki göstermesi gereken aydınlarımız var diyebiliriz. Ama dememek lazım ne de olsa onların da maaş çeki aynı yerden geliyor.

Yazık.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Gerçek Gray’s Anatomy

Bilirsiniz televizyonlarda bir dizi var adı “Grey’s Anatomy”.  Dizi genellikle Dr. Meredith Grey ve onun ve çevresinde gelişen olayları takip eden bir tıp draması. Hatta yanılmıyorsam, kendisi bir şey yaratmaktan aciz birileri, bunun bir taklidini yapmaya çalışmışlardı. Neyse.

Geçen gün babamın kitaplığında bir kitap görünce briaz şaşırdım. Dizinin adı olan “Grey’s Anatomy” aslında “Gray’s Anatomy” adlı bir kitaba gönderme imiş. Gerçek Gray’s Anatomy kitabı aslında doktorlar tarafından bilinen çok ünlü bir anatomi kitabıymış.

1858 yılında Henry Gray adında bir İngiliz tarafından yazılmış. Asıl adı Henry Gray’s Anatomy of the Human Body ama genel olarak Gray’s Anatomy olarak biliniyor. 1858 yılından beri de hala yayında ve kullanılan bir ders kitabı. en son sürümü 39. baskı. Yayıncısına göre 40. baskı Eylül 2008′de yapılacak.

Hani bir şey görürsünüz, ” a o bu muymuş?” dersiniz ya işte kitabı görmek de benim için o tarz bir andı.

İşte o an:

Gray’s Anatomy 34th Edition

Fazlası için Wikipedia’ya göz atabilirsiniz.:

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu