Tag Archive for 'Sinema'

Ben Efsaneyim (I am Legend) 2007

I am LegendBen Efsaneyim, öldürücü bir virüsten sonra Dünya’nın durumunu anlatıyor. Dünya nüfusunun büyük çoğunluğu ölmüştür, geriye kalanların ise neredeyse tümü bu virüs yüzünden, gün ışığına çıkamayan ve kana susamış vampirlere dönüşmüştür. Kahramanımız Robert Neville ise bağışıklığı olan çok küçük bir azınlıktandır.

Filmin konusu kısaca böyle. Açıkçası filmin fragmanını ilk kez izlediğim zaman büyük beklentilerim vardı. Hızlı bir açılış sahnesi beni mest etti. Ama daha sonra fil yavaş yavaş büyüsünü kaybetti. Hele filmin sonu bence en kötü kısmıydı. Ama yanlış anlaşılmasın Ben Efsaneyim kötü bir film değil. Sadece vaad ettiğini yerine getiremediğini düşünüyorum.

Will Smith, Robert Neville rolünde oldukça başarılı oyununa diyecek bir şey yok. Tek başına filmi götürüyor. Aslında film tek bir tür değil üç türün birleşmesi denilebilir. İlk olarak bir bilim/kurgu filmi, ikincisi bir korku filmi ve son olarak da bir aksiyon filmi. Ama belki de bu yüzden filmde hep bir şeyler eksik kalıyor.

New York’un terk edilmiş, harap görüntüsü ve bomboş bir Dünya görüntüleri son derece çekici ve ikna edici, ama aynı şeyi mutantlar için söylemek zor, tamam belki kötü değiller ama en azından son derece yapay duruyorlar.

Kıyamet sonrası filmler hep hoşuma gitmiştir. Ama nedense bu tür filmler sinemada kitaplarda olduğu kadar iyi ifade edilemiyorlar. Postacı (The Postman), Waterworld gibi filmler son derece zengin bir malzemeye sahiplerdi ama nedense filme aktarılınca hepside vasatı aşamadı. İtiraf etmeliyim ki Ben Efsaneyim burada bahsettiğim filmlerden daha iyi. Ama gene de Richard Matheson’ın romanının bu üçüncü uyarlaması pek de kitabın hakkını vermiyor. (Diğerl uyarlamaları The Last Man on Earth (1964) ve The Omega Man (1971))

Belki de bu kadar olumsuz görüşte olmamın sebebi filmden çok fazla beklentim olmasıydı. Yoksa aslında film kötü bir film değil. Ama bence asla bir klasik, bir kült olabilecek bir film değil. Oha! süper film olmuş diyemem ama gene de tavsiye ederim.

Sinan’ın Notu: 7

Filmin imdb sayfası

Wikipedia’da I Am Legend

Burada ve burada ise fragmanları seyredebilirsiniz.

Film ile ilgili çizgi roman ve kısa hikayeler için buraya bakabilirsiniz.

!! Dikkat !! Yorumlar filmin konusu ve sonu ile ilgili içeriğe sahip olabilirler.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Büyük Hazine: Sırlar Kitabı (2007)

Büyük Hazine: Sırlar Kitabı (National Treasure: Book of Secrets) 2007Bu film 2004 yılında Büyük Hazine adlı filmin devamı niteliğinde. Aslında tam olarak devam demek tam doğru olmaz ilk filmi seyretmediyseniz de bu filmi seyredebilirsiniz. Ayrı macereyı anlatıyor. Filmin kadrosu ise neredeyse aynı. Başrolde gene hazine avcısı Ben Gates rolünde Nicolas Cage var. Aslına bakarsanız filmin kadrosu oldukça iyi. Nicolas Cage, Diane Kruger, Jon Voight, Ed Harris, Harvey Keitel, Helen Mirren gibi oyuncular var.

Bu sefer Ben Gates ve arkadaşları, Ben’in atalarından birinin ismini temize çıkarmak amacı ile bir hazine avına atılıyorlar.

Filmin kendisine gelince biraz karmaşık duygular içindeyim. Aslında düşündüğünüz zaman film bir sürü uçukluklar, saçmalıklar ve akla yatmaycak sahneler ile dolu. Fakat filmi seyrederken bunları düşünmeye pek vakit kalmadığından bence zevkli ve eğlenceli bir film. Yönetmen Hon Turteltaub bu konuda iyi bir iş çıkarmış. Son derece hareketli sahneler ve sık ama iyi yerleştirilmiş espriler ile rahatça seyrediliyor. Filmden çıktıktan sonra çok fazla bir şey ifade edecek bir film değil ama sinemaya gitmek için harcadığınız para ve zamanın karşılığını veren bir film.

Sonuç olarak Nicolas Cage’in karakteri Ben Gates asla bir Indiana Jones değil ama Mayıs 2008′deki Indiana Jones randevusuna kadar idare edecek bir film.

Ben tavsiye ederim keyifle izledim.

Sinan’ın Notu: 7

IMDB sayfası

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Hitman (2007)

Hitman (2007)Bilgisayar oynayanlar bilir, aslında Hitman popüler bir bilgisayar oyunudur. Ajan 47 adında bir suikastçinin maceralarını takip eden bu oyun değişik konusu ve popülerliği yüzünden film yapıldı.

Bizim de geçen gün bu filme gitme şansımız oldu. Her ne kadar Mısra’yı ikna etmem biraz zaman aldıysa da, sonunda filme gitmeyi başardık. Aslında film için anlatılıcak pek birşey yok. Sonuçta bir aksiyon filmi ve daha fazlasını vaad etmiyor, vaad etmediğini de zaten vermiyor.

Hareketli sahneler, bolca vurdulu kırdılı güzel dövüş sahnesi var. Tabii bilgisayar oyunun da olduğu gibi etrafa saçılan bir sürü kanı da unutmamak lazım. Bu arada filmin bir kısmı da İstanbul’da geçiyor. Şahsen ben şaşırdım, çünkü normalde değerli! basınımız hemen bu konuyu gündeme taşırdı.

Filmde benim en çok dikkatimi çeken ise muhteşem bir güzellik oldu. Yo Rus kızdan bahsetmiyorum. benim bahsettiğim Audi S5.

Sonuçta, daha önce de belirttiğim gibi film vaad ettiğini veriyor ama daha fazlasını değil. Yani başka bir seçeneğiniz varsa onu değerlendirmeyi düşünebilirsiniz. Ama sıkıcı bir film de değil. Gidiyorsunuz, seyrediyorsunuz çıkınca da hiç hatırlamıyorsunuz (Audi S5 hariç). Boş zaman geçirmek için ideal bir film.

Sinan’ın notu 6.5

Filmin IMDB sayfası

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kabadayı (2007)

Kabadayı (2007)Sona zamanlarda bir sürü Türk filmi çekilir oldu. Bunlardan çoğu saçma sapan, yılışık, filmler. Belki de bu tür filmler yüzünden Türk filmleri beni pek çekmiyor. Ama doğruya doğru bazen arada güzel filmler de çıkıyor. Kabadayı filmi de bunlardan biri.

Filmin konusu kısaca şöyle:
Eski zamanların ünlü ve amansız kabadayısı Ali Osman uzun süre önce tövbe etmiş olaysız bir hayat sürmektedir. Fakat bir anda ölüm döşeğindki eski sevgilisinden bir oğlu olduğunu öğrenir. Oğlunun aşık olduğu bir kız vardır. Fakat aynı kıza genç bir kabadayı daha aşıktır. Sonuçta Ali Osman oğlunu kurtarmak için Devran ile karşı karşıya gelir.

Bu kadarı heryer de var zaten. Asıl eleştiriyi okumak için tıklayın.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Bedava Ben Efsaneyim Çizgi Romanları

I am LegendWill Smith’in yeni filmi Ben Efsaneyim (I Am Legend) filminden öncesi anlatan dört adet çizgi roman yayınlandı. Bu çizgi romanlar Warner Bros’tan indiriliyor ve bedavalar. I Am Legend, Richard Matheson’ın aynı isimli eserinden uyarlama. Kitap Türkçe’ye de çevrilmiş. Buradan alabilirsiniz. Fakat görünüşe göre Türkçe’leri tükenmiş. İsterseniz Amazon.com’dan veya Amazon.co.uk’dan orijinalini alabilirsiniz.

Çizgi romanlar 4 bölüm. Dördünde de filmden öncesi Dünya’nın farklı yerlerindeki farklı kişileri anlatıyor.

Part I: “Losing Voice: Ethan’s Story
Part II: Death As A Gift
Part III: Isolation
Part IV: Sacrificing the Few For the Many

İlk iki bölüm statik çizgi roman, son iki bölüm ise animasyon. Görünüşe göre film 21 Aralık’ta sinemalarımızda olacak. Filmin imdb.com sayfası burada.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

The Dark Knight

İlk Batman filmi oldukça güzeldi. Ondan sonra ki saçma sapan filmler yüzünden neredeyse Batman’in sinema kariyeri sona eriyordu. Neyse ki Cristopher Nolan çıktı ve Batman Begins ile Batman’i baştan yarattı. Batman Begins sadece çizgi roman sevenler için değil. İzlemediyseniz en kısa zamanda izlemenizi öneririm.

Şimdi ise Nolan bir kez daha Batman’e hayat veriyor. İşte yeni Batman filmi The Dark Knight’ın fragmanı.

IMDB’de The Dark Knight

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Altın Pusula (The Golden Compass 2007)

The Golden Compass, film afişiBu pazar günü ani bir karar ile Boat Show’a gitmek yerine sinemaya gitmeye karar verdik. Seçtiğimiz film ise Nicole Kidman ve Daniel Craig’in başrollerini paylaştığı Altın Pusula oldu. (hmm Atilla Dorsay tipi bir cümle oldu :) )

Film, paralel bir Dünya’da geçiyor. Bu dünyada insanların ruhları hayvan şeklinde cinler olarak ortaya çıkıyor. Filmin konusu da ruhu, onsuz bomboş olacak bedeninden ayırmanın sonuçları ile ilgili. Aslında konu olarak filmin konusu ilgi çekici.

Peki film de bu kadar ilgi çekici mi? Devamı için tıklayın.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Beowulf (2007)

Beowulf (2007)Dün akşam Mısra’cığımla beraber Beowulf’u seyretmeye gittik. Biz 3 boyutlu seyrettik. Tavsiye ederim siz de mümkünse 3 boyutlusunu tercih edin.

Açıkçası ilginç bir film. Bilmeyenler için Beowulf 8 ile 11. yüzyıl arasında yazılmış bir şiir. İngiliz edebiyatının ise günümüze ulaşan en eski yazılı eseri. Tabii bir Kuzey Mitolojisi niye İngilizler’in ilk yazılı eseri onu bilemiyorum. Eğer aranızda eseri okumaya çalışmış olan varsa bilecektir son derece uzun ve biraz da sıkıcı.

Ama neyse ki film sıkıcı değil. Devamı için tıklayın.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Elizabeth: Altın Çağ (2007)

Elizabeth: Altın Çağ (2007) - Elizabeth: The Golden AgeBu akşam ailece sinemaya Elizabeth: Altın Çağ‘ı görmeye gittik. Gittiğimde bilmiyordum ama sonradan öğrendim ki bu film 1998 yılında gene aynı yönetmen ile çevrilen Elizabeth filminin devamı niteliğindeymiş. Bu ilk film Elizabeth’in nasıl tahta geçtiğini ve nasıl Bakire Kraliçe olduğunu anlatıyormuş. Dedim ya ben bunları bilmiyordum. Ben Elizabeth’i gördüğümde çoktan kraliçe olmuştu.

Kısaca Elizabeth’in kişiliğini ve nasıl bir lider olduğunu anlatan bir film. Cate Blanchett kendi içinde çelişen, dışarıya güçlü bir görüntü vermeye çalışırken için de fırtınalar kopan kraliçe rolünde çok iyi. Film Elizabeth’i bir efsaneden çok bir insan olarak göstermeye çalışmış ve bir noktaya kadar da başarmış. Ama bundan pek fazla birşey de yapmamış. Bu yüzden de bir noktadan sonra sıkıcı olmaya başlayabiliyor. Diğer karakterlerde derinlik ve gelişme yok. Özellikle Sir Sir Francis Walsingham (Geoffrey Rush) karakterinin filme katkısı yok. Sadece Geoffrey Rush gibi bir oyuncu oynatılsın diye konmuş sanki. Ayrıca film yer yer klişe konuşmalarla doldurulmuş ama en azından rahatsuz edici değiller. Clive Owen ise rolüne oturmuş.

İspanya kralı Philip tam bir bağnaz, saplantılı ruh hastası şeklinde canlandırılmış. Bu arada Dünya’nın en büyük imparatorluğunu 10 yıldan biraz fazla bir sürede iflas ettiren bir adam için doğru olabilir. O zaman onu canlandıran aktörü tebrik etmek lazım. :)

Film süper kostümleri, perukları, yer yer çok güzel çekimleri olan, ama pek haraketli olmayan ve saray geçen bir film. Özellikle İspanyol Donanması’nın yok olduğu savaş sahneleri pek kısa geçiyor. İngilizler’in nasıl olup da kazandığı anlaşılmıyor. Sanki birkaç tane ateş gemişi (ya da sinema da altyazısı ile “kundaklama gemisi”) bütün donanmayı yok etmiş gibi bir hava var.

Sonuç olarak gidilip seyredebilenecek ama seyrettikten sonra da akılda fazla yer etmeyecek bir film. Eldeki malzeme harcanmış gibi duruyor. Belli ki bir tane yaptık iyi oldu, bir de devam filmi yapalım mantığı içinde yapılmış. Ama sıkıcı seyredilmeyecek bir film de değil. Birinci sınıf oyuncuları olan güzel çekimleri olan bir melodrama.

Sinan’ın notu 6/10

imdb.com’da Elizabeth: The Golden Age(2007) 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu