Sinan Taga tarafından 17 Haziran 2009 tarihinde yayınlandı.
Kategori: Genel.
Biraz önce Efes Pilsen - Fenerbahçe maçı sona erdi. Sona ermesi ile beraber de çirkin Fenerbahçe taraftarı yüzünü gösterdi. Eskiden basket maçları çok farklıydı. Basketbol seyircisi daha medeni daha uygardı. Ama son zamanlarda özellikle Fenerbahçe ve diğer kulüplerin maçlara seyirci adına bir sürü serseriyi getirmesi. Futboldan sonra basketbolun içine edilmiş durumda.
Fenerbahçe taraftarımı olmama rağmen Avrupa kupalarında gidip Fenerbahçe’yi desteklediğime pişman oldum. Bakalım bu rezalete nasıl cevap verilecek. Bana kalırsa Fenerbahçe’nin gelecek tüm sezonu seyircisiz oynaması bile az bir ceza olur.
Ayrıca ikincilik ödüllerini almaya da takım gibi değil de soytarı gibi çıkmaları da zaten bir çok şeyi ortaya koyuyor.
Efes’e tebrikler. Fenerbahçe’ye yazıklar olsun.
Bu Cuma akşamı sinemaya gitmek üzere kendimizi ayarladık. Uzun bir tartışmanın ardından da Kanyon’a gitmeye karar verdik. Tabii bu kararı alırken başımıza gelecekleri bilmiyorduk.
İlk önce Kanyon’un üst katında bulunan GBK‘da yemeğimizi yedik daha sonra da acele ile filme yetimek üzere kalktık ve salona gittik. Çünkü film 21:45′te idi biz ise yemeğe oturduğumuzda ise saat dokuzu biraz geçiyordu. Yani filme yetişeceğiz diye yemek boğazımıza dizildi. Neyse 21:45′te salona girdik. Biz girdiğimizde perde de reklamlar oynamaya başlamıltı bile. Yerimize geçtik ve filmin başlamasını beklemeye koyulduk. Gel gelelim film bir türlü başlayamadı. Reklamlar tam yarım saat boyunca devam etti. Ondan sonra film başladığı anda kapanması gereken ışıklar düzelmesi gereken görüntü düzelmedi. Salondan birinin kalkıp gidip makinisti uyarması ile ışıklar on dakika sonra kapandı, film normal sinemaskop görüntüsüne kavuştu. Herhalde makinistin daha önemli bir işi vardı.
Böyle bir durumda başladık filmi seyretmeye. Fakat tabii olaylar henüz bitmemişti. Filmin ilk devresi seyredildi. Antrakt sonrasında koltuğumuza geri döndük. Filmin ikinci devresi başladı. Sanıyorum 30 ile 45 saniye arasında bir zaman geçti. Keanu karşısındakinin kafasına kalın bir telefon defteri ile geçirdi. Ve… film koptu. Bir anda perde bembeyaz oldu, ışıklar yandı. İnsanlar filmin tekrar başlamasını beklerken (5 dakikadan fazla bir süre o şekilde oturduk) adamın biri salona girdi ve teknik bir arıza dolayısı ile filmin gösterilemeyeceğini söyledi. Herkes de durumu kabullenip gişe başına paralarını almaya gitti. Tabii bunlar harcanmış bir Cuma akşamını telafi eder mi ona siz karar verin.
Ne olduğunu soranlara ise verilen cevap olan teknik bir arıza cevabına dikkat çekmek istiyorum. Bu kısaca şu demek: “Kardeşim, siz salaksınız teknik diyoruz işte, sen ne anlarsın ki, bunlara aklın ermez demek aslında”
Sonuçta para iademizi ve fazladan birer davetiyeyi de alarak evimizin yolunu tuttuk. Ama bir daha Kanyon’da sinema fikri geldi mi ikiden fazla düşüneceğim. Parasıyla rezil olmak lafı bu gibi durumlar için icat edilmiş gibi.
15 YTL verip, yarım saat saçma sapan reklamları izlemek ve yarım bir film seyredetmek isterseniz Kanyon çok ideal.
Son Yorumlar