Ne zamandır her yerde Dünya’yı kılpayı sıyırarak geçen bir göktaşı’nın haberi var. “2007 tu24” adındaki, Dünya’ya 1985′ten bu yana en çok yaklaşan en büyük göktaşı, bu sabah Dünya’nın 538 bin kilometre uzağından geçip gitti. Aslında ne kadar şanslı olduğumuzu söylemeye gerek var mı bilemiyorum. Dünya’nın etrafından sürekli göktaşları geçip duruyor ve normal olarak bunlardan biri Dünya’ya çarpacak olsa hiç bir uyarı vermeyecektir. Bir göktaşı ısınana kadar gözle görülmez ve atmosfere girmeden de ısınmayacaktır. Zaten girdikten bir saniye sonra da yere çakılmış olacaktır. Ama ya Dünya’ya çarpsaydı ne olurdu. Öğrenmek için tıklayın
Tag Archive for 'kıyamet'
Ben Efsaneyim, öldürücü bir virüsten sonra Dünya’nın durumunu anlatıyor. Dünya nüfusunun büyük çoğunluğu ölmüştür, geriye kalanların ise neredeyse tümü bu virüs yüzünden, gün ışığına çıkamayan ve kana susamış vampirlere dönüşmüştür. Kahramanımız Robert Neville ise bağışıklığı olan çok küçük bir azınlıktandır.
Filmin konusu kısaca böyle. Açıkçası filmin fragmanını ilk kez izlediğim zaman büyük beklentilerim vardı. Hızlı bir açılış sahnesi beni mest etti. Ama daha sonra fil yavaş yavaş büyüsünü kaybetti. Hele filmin sonu bence en kötü kısmıydı. Ama yanlış anlaşılmasın Ben Efsaneyim kötü bir film değil. Sadece vaad ettiğini yerine getiremediğini düşünüyorum.
Will Smith, Robert Neville rolünde oldukça başarılı oyununa diyecek bir şey yok. Tek başına filmi götürüyor. Aslında film tek bir tür değil üç türün birleşmesi denilebilir. İlk olarak bir bilim/kurgu filmi, ikincisi bir korku filmi ve son olarak da bir aksiyon filmi. Ama belki de bu yüzden filmde hep bir şeyler eksik kalıyor.
New York’un terk edilmiş, harap görüntüsü ve bomboş bir Dünya görüntüleri son derece çekici ve ikna edici, ama aynı şeyi mutantlar için söylemek zor, tamam belki kötü değiller ama en azından son derece yapay duruyorlar.
Kıyamet sonrası filmler hep hoşuma gitmiştir. Ama nedense bu tür filmler sinemada kitaplarda olduğu kadar iyi ifade edilemiyorlar. Postacı (The Postman), Waterworld gibi filmler son derece zengin bir malzemeye sahiplerdi ama nedense filme aktarılınca hepside vasatı aşamadı. İtiraf etmeliyim ki Ben Efsaneyim burada bahsettiğim filmlerden daha iyi. Ama gene de Richard Matheson’ın romanının bu üçüncü uyarlaması pek de kitabın hakkını vermiyor. (Diğerl uyarlamaları The Last Man on Earth (1964) ve The Omega Man (1971))
Belki de bu kadar olumsuz görüşte olmamın sebebi filmden çok fazla beklentim olmasıydı. Yoksa aslında film kötü bir film değil. Ama bence asla bir klasik, bir kült olabilecek bir film değil. Oha! süper film olmuş diyemem ama gene de tavsiye ederim.
Sinan’ın Notu: 7
Burada ve burada ise fragmanları seyredebilirsiniz.
Film ile ilgili çizgi roman ve kısa hikayeler için buraya bakabilirsiniz.
!! Dikkat !! Yorumlar filmin konusu ve sonu ile ilgili içeriğe sahip olabilirler.




Son Yorumlar