Lise zamanında özel ders almaya gittiğim birisi vardı. Bir gün oraya gittiğimde dikkatimi bir kitap çekti. Kitabın adı “Aptallar Çabuk Ölür” idi. Bunu gördüğüm zaman kitabın başlığının çok etkileyici olduğunu aynı zamanda bu sözün de çok doğru olduğunu düşündüm. Bu düşüncelerimi hocama cevabı hiç de beklediğim gibi değildi. “Ama doğru değil ki…”
O zamandan beri aklımı kurcalayan bir konudur bu. Dikkatlice düşününce aptalların pek de çabuk ölmediğinin farkına varabilirsiniz. Hatta çok da dikkatli düşünmeye gerek yok. Başka nasıl etrafta bu kadar çok aptal olabilirdi ki? Ama durum sadece insanlarda böyle… Yaşam tarzımız aptalların hayatlarını son derece rahat bir şekilde devam ettirmesine olanak tanıyor. Durum böyle olunca acaba bir gün aptalların sayısı akıllıları geçecek (eğer hala geçmediyse) ve eninde sonunda Dünya’da akıllı insan kalmayacak diye düşünüyorum. Peki bunun sonucunda Dünya üzerindeki diğer hayvanlara karşı tek avantajı aklı ve zekası olan insan türünün durumu ne olacak?
İşte öyle bir düşünce…
Bu arada daha sonra kitabı buldum. Yazarı Mario Puzo, hani şu Godfather’ı yazan adam. Merak edenler kitaba buradan bakabilirler.
Alice: Bana hangi yoldan gitmem gerektiğini söyler misin?
Kedi: Bu, büyük oranda nereye gitmek istediğine bağlı.
Alice: Şey, nereye gideceğimi bilmiyorum.
Kedi: O zaman hangi yoldan gittiğin farketmez.
Bu diyalog Alice Harikalar Diyarında (1865) adlı kitaptan alınmıştır.
Yaklaşık bir ay önce bir kitapçıyı gezerken “en çok satanlar” bölümünde “Tanrı Yanılgısı” adlı bir kitap dikkatimi çekti. Genel de çok satanlar bölümüne pek uğramadığım ve de neler olduğunu bilmediğim için kitabı inceledim. İlk fark ettiğim Richard Dawkins tarafından yazılmış olmasıydı. Aslında Dawkins, Dünya’da çok satanlar listesine girmiş bir sürü kitabın da yazarı. Özellikle The Selfish Gene (Gen Bencildir), The Blind Watchmaker (Kör Saatçi) ve River Out of Eden (Cennetten Akan Irmak) çok ünlü ve neredeyse her eleştirmenden pozitif yorumlar kitaplar. Bense kendisini BBC kanalında seyrettiğim bir kaç belgeselden tanıyordum. Bu kitabı da ilk yayınlandığı sene olan 2006′dan beri “en iyi satanlar listesi”deymiş.
Devamı için tıklayın
Ben aslında eski kitap pek sevmem. Türkçe kitap da pek sevmem. Bunun nedeni Türkçe kitapların daha kötü olması değil. Genelde benim sevdiğim tür olan bilim-kurgu ve fantezi türündeki kitapların hemen hemen hepsinin İngilizce olması. Ama aklıma gelen bir Türkçe kitap var ki hiç unutmam. Adı Türk Korsanları.
Bu muhteşem kitabı daha yakından tanımak için tıklayın.
Bu adam,
Yoksul bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelir.
İlköğretim çağında özel dini eğitim alır.
Aile kökeni kimsenin çözemeyeceği kadar karanlıktır.
Ailesinde, gizlenen bir Yahudi bağlantısı vardır.
Ruhsal yapısı çok dalgalı ve düzensizdir.
Gençliğindeki karşıtları ile argo konuşan, küfürbaz ve külhanbeyi tavrı ileriki yaşlarında da değişmez.
Verdiği sözleri tutmayan ve imzaladığı açık/gizli anlaşmalara uymayan biridir.
Devlet yönetimi konusunda CAHİL ama BASKICI ve ŞANTAJCIDIR.
Yabancı bir dil öğrenmek istememiştir.
Devleti ve ordusuyla derin sorunları vardır.
Hem özel yaşamında hem de siyasi faaliyetlerinde daima MAĞDURU oynamıştır.
Gençliğinde çok yoksulluk çektiğini öne sürerek sürekli olarak haksız kazanç dahil her türlü yoldan çok para kazanma hırsı ile yaşamıştır.
Epilepsi (sara) hastalığına duçar olduğu ve zaman zaman ‘Fit’ diye bilinen buhranlar geçirdiği hep gizlenmiştir.
Bir gizli örgüt tarafından, lider yapılması için gerekli ortam hazırlanmış ve lider yapılmıştır.
Başbakan olunca cumhurbaşkanını halkın seçmesini istemiş ve kendisinin cumhurbaşkanı yapılmasını dilemiştir.
Bu adamı iktidara getiren gizli örgüt, onu kullanarak ülkesinde DEVLETİ çökertmiş ve VATANI böldürmüş ve işgale uğratmıştır.
Bu adam, tarihin tanıdığı EN KİFAYETSİZ-MUHTERİS LİDERDİR.
Bu adamı tanıdınız mı?
‘Bu adam kim?’ başlıklı yazının devamı için tıklayın…
Son Yorumlar