Bu cumartesi günü Jumper adlı filme gittik. Açıkçası filmin fragmanları oldukça hoştu. Ama film fragmanları kadar iyi çıkmadı diyebilirim. Filmin konusu oldukça basit aslında.
Kahramanız David Rice (Hayden Christiansen) bir gün farkına varır ki, kendini istediği an istediği yere “ışınlayabilmektedir”. (Jumper = zıplayıcı ismi de buradan geliyor.) Bu özelliğini keyfe keder devamlı kullanmaktadır. Ama onun bilmediği bu özelliğe tek sahip olanın kendisi olmadığıdır. Bu özelliğe sahip kişiler uzun zamandır ortada dolaşmaktadırlar ve bu süreden beri onları yakalayıp öldürmeye çalışan “paladin” adı verilen ayrı bir grup vardır. Sonuç olarak David Rice’da kendini bu savaşın içinde bulur.
Aslında filmi seyrederken sıkıldığımı söyleyemem. İlgiyle izleniyor. Özellikle kendini istedğin yere ışınlayabilmek özelliği ve Dünya’nın farklı yerinde farklı manzaralar güzel anlar. Ama bence problem eldeki fikrin (kendini ışınlama) sadece bir fikir olarak filme aktarılmış olması. Yani film sadece bu özellik üzerine kurulmuş gibi görünüyor. Ortada bir hikaye yok, bir karakter gelişmesi yok. Güzel bir fikir, hikaye yok.
Ama gene de filme gidip güzel bir vakit geçirebilirsiniz. Derinliği olmadan, bir şey anlatmaya çalışmayan, iyi bir fikir etrafına, sadece fikre dayanılarak yapılmış bir film.
Sinan’ın Notu: 6/10 (On üzerinden altı)




Gerçekten güzel bir film tavsiye ederim