Fosil Sergisi Aldatmacası

Geçen akşam sevgili eşimle Bağdat Caddesi’nde yürüyorduk. Hararetli sohbetimiz arasında bir anda dikkatimizi küçük camdan vitrinler içinde duran şeylerin olduğu olduğu bir stand çekti. Tabii meraklı olan ben de hemen baktım. Standın önünde vitrinlerin üzerinde “Fosil Sergisi” yazıyor. İlk önce sevindim, kendi kendime dedim ki “AA ne güzel bir şey yapmışlar”. Ama biraz yakına gidip yazılanları okuyup fosil diye oraya konanlara bakınca hayl kırıklığına uğradım.

Doğa ve İnsan Sağlığı adında bir grup kişi gerçek fosiller olduklarını iddia ettikleri fosile benzeyen bir kaç şeyi cam vintrinler içine koymuşlar altına da kendi kafalarına göre bir şeyler yazarak bunları sergiliyorlar. Aslında yazılanlara bakınca bu sözde serginin amacı oldukça açık: Fosil örneklerini kullanarak evrimi bir aldatmaca olarak göstermek.  Bir milyon yıllık geyik fosili, bilmem kaç milyon yıllık kaplan kafatası diye gerçek olmayan fosillerin gerçek gibi gösterildiği, altına yazılan abuk sabuk yazıların sanki bilimsel bir gerçek gibi sunulmaya çalışıldığı bir ortam. Bu sözde fosillerde ki örneklerin şimdiki yaşayan hayvanlarla aynı olduklarını ve milyonlarca yıllardır değişmediklerini göstererek evrim teorisini çürütmeye ve yaradılışçılığı açıklamaya çalışıyorlar. Tabii “canlıların milyonlarca yıl değişmeden kalması yaradılışı nasıl açıklıyor?” sorusuna da verebilecek bir cevapları olsa gerek…

Bu sözüm ona serginin başında duran ve sorulara cevap veren konuşmaları bırakın, görüntüleri bile bilime uzak bir kaç insan da orada halkımıza bu “sergiyi” açıklamaya çalışıyorlar. Ama bu açıklamalar “maymun daktiloya vursa olur mu?” ya da “bak bu bina kendiliginden dikilebilir mi?” gibisinden abuk sabuk ezbere dayalı daha derin açıklama getimeyen sözlerden ileri gidemiyor.

Büyük ihtimalle bunlar Harun Yahya adıyla Evrim Aldatmacası adı  kitabı da yazan Adnan Hoca mürdileri. Hani şu denizden balığı çıkartıp da hayvan ölünce “işte denizden karaya geçiş yoktur” gibi örneklerin odluğu kitap.

Tabii bunlar işin komik yanı. İşin bir de acı yanı var. Belediyeler nasıl oluyor da bunun gibi bir soytarılığa izin veriyor? Nasıl oluyor da fosillerin gerçek olup olmadığını, yazılanların doğru olup olmadığını kontorl etmeden bunların sokaklara konulmasına ve insanlara bilimsel gerçeklermiş gibi aktarılmasına izin veriyorlar?

Bazı gazeteler ve yayın organları da nasıl oluyor da sanki bu bir olaymış gibi bu soytarılığı haber yapıp da doğrusunu araştırmadan yazıyor?

Bence işin tabii bir de ilginç bir yanı var. İnsanlar kendilerine verilen bilgilere kaynağını ve doğruluğunu kontrol etmeden inanmaya ne kadar da meraklı?

Gerçekten yazık.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

“Fosil Sergisi Aldatmacası” için 17 Cevap var


  1. 1 Nevzat Eroğlu

    Merhaba Sinan Bey,

    bu güncel yorumunuzu okudum. Demokratik bir ortama en çok ihtiyacımız oldugu bir dönemde yorumunuzda kullandıgınız hakaretvari üsluba pek anlam veremedim. O sergiyi bu gün ben de gördüm.

    Siz sergiyi yapan kisilerle konusup, sergilenen fosiller hakkında bilgi aldınız mı? Veya bu fosiller hakkındaki iddialarınızı, bu konuda uzman bir kaynaktan destek alarak mı yazıyorsunuz? Fosillerin gerçek olup olmadıgı ile ilgili testler, laboratuvar ortamında ve bilimsel yöntemlerle yapılabiliyor.

    Darwinism hakkında bilgileriniz pek de güncel olmayabilir. Yazdıklarınızdan bu anlasılıyor. Yakın zamana kadar önyargı denen reflexe sahiptim. Ama simdi internet denen karadelikte istedigim her konuda üstelik de uzmanından bilgi edinebiliyorum. Size de tavsiye ederim.

  2. 2 admin

    Merhaba Nevzat Bey,

    İlk önce yorumunuza teşekkürler. İlk önce demokratik ortama dayanark ben bu yazıları yazdım. Bu yazıda söylediklerim benim düşüncelerim. Kimseye de hakaret ettiğimi düşünmüyorum.

    Sergiyi gördüğünüzü söylüyorsunuz, eğer sergiyi görüp yazılanları okuduysanız, yazılanların bilimsel açıklamalar ile ilgisi olmadığını kabul etmeniz gerekir.

    Fosillerin gerçek olduğunu kanıtlamanın da basit bir yöntemi var. Bilimsel bir kuruluştan ya da bilim adamlarından gerekli belgelerle ispatlanabilirler. Böyle bir durum söz konusu değil. Ayrıca fosile sahip olmak o kadar da kolay olabilen bir şey değil.

    Ayrıca Darwinism konusunda bilgilerimin pek de güncel olmadığı dile getirmişsiniz. Bu kanıya nasıl ulaştığınızı merak ediyorum.

    Dediğiniz gibi Internet bir kara delik. İnsanların aradıkları bilgiye ulaşmaları da doğru bir tespit. Ama her zaman da karadelikten de çıkmak mümkün olmuyor. Bu kadar büyük ve kontrol edilemeyen bir ortamda neyin doğru ve kimin uzman olduğu her zaman belli olmuyor. Bunun için konuları her yönden dikkatlice inceleyip insanın kendi analizini yapması gerekiyor. Mesela tavsiyenizde belirttiğiniz gibi bu konunun uzmanını da bizimle paylaşırsanız seviniriz.

    En son olarak da konu insanın neye inandığı ve neye inanmadığı değil. Herkesin kendi aklı fikri ve düşüncesi herkes istediğine inanmakta serbest. Ama burada ayıp olan bir şey var. Karşındaki düşünceyi yalan ile hile ile çarpıtarak çürütmeye çalışmak yapılmış en büyük ayıptır. Bence asıl hakaret de budur.

  3. 3 Nevzat

    Günaydın Sinan Bey,

    Mesajımı sitenizde yayınlamanız sizin demokratik bir anlayısa sahip oldugunuzu gösterir bence. Bunun için tesekkür etmek isterim.

    Sinan Bey, ben, Darwinismin bilimsellikten uzak bir teori oldugunu ne zaman düsünmeye basladım biliyor musunuz? Bir proteinin bile tesadüfen olusamayacagını ögrendigim zaman. Tabi bir de ‘evrim teorisi’nin gerçek olduguna dair ortaya bir tek ‘ara geçis formu’ konulamamasından. Sonra da bu konuda internette ulasabildigim yerli ve yabancı sitelere basvurdum. Ve en önemlisi de yüzyıllardır halk olarak saf yerine konuldugumuzu gördügüm zaman daha fazla düsünmeye basladım. Düsündükçe olayların sadece insanın sözde ‘biyolojik evrimi’ ile ilgili olmadıgını, perde arkasında ciddi bazı siyasi odakların oldugunu görebildim. Bu da benim vizyonumu daha da genis tutmama aracı oldu.

    Size katılıyorum. Her kaynaktan gelen bilgiyi kendi sagduyumuzla analiz edip sonra kanaatimiz geliyorsa kabul etmeliyiz. Iste ben de bunu yapıyorum. Darwinism’e inanıp inanmamayı sadece ‘din’le ilgili düsünmemek gerekir.

    Burada bizleri ‘gerçek insan’ yerine koymamayı temel edinmis ‘büyük bir siyasi hareketin’ oyunlarını görüp görememe olarak yorumluyorum bu teoriyi. Bu bir teori olur, medyanın bir olayı onların istedigi gibi görmemizi saglamak olur v.s. Olaya bu sekilde bakıyorum artık.

    Hosçakalın,

  4. 4 admin

    Nevzat Bey,

    Darwinism’in (ki bu terim evrim teorisini tek başına içermez) inanıp inanmamak (ki bu bir bilimsel teoridir. Inançla ilgisi yoktur) ya da doğru olmadığını düşünmek tamamen size kalmıştır. Sizin düşüncenizdir. Benim burada itiraz ettiğim şeyin insanları aldatarak karşıt fikrin yanlış olduğuna inandırmaya çalışmak.

    Bu sözde sergi de yapılan kesinlikle budur. Örneğin sözde sergide pelikan kafası olduğu iddia edilen bir fosil var. Bunun altında (tam olarak kaç hatırlamıyorum) 3-5 milyon yıllık olduğu ve şimdiki pelikanlarla aynı olduğu iddia ediliyor. Halbuki zaten kuşlar dinozorlardan 150 milyon kadar önce ayrılmışlar. Dolayısı ile bu ifade hiç birşey ifade etmiyor. Ayrıca sizin belirttiğiniz ara geçiş formları konusuda tam olarak belirttiğiniz gibi değil.

    İlk ara geçiş formu Darwin’in eserini yayınlamasından iki sene 1861′de keşfedildi. Adı Archaeopteryx dinozorlara kuşlar arasından geçiş formudur. Ayrıca bundan sonra bir sürü ara geçişformu keşfedildi.

    İkincisi ise proteinlerin tesadüfen oluşamayacağı ile ilgili. Doğru proteinlerin durup dururken şu anki hali ile bir anda oluşamayacağı aşikar. Ama zaten evrim teorisinin de böyle bir iddiası yok.

    Sonuç olarak burası bir evrim tartışma platformu değil. Daha önce de belirttiğim gibi benim itirazım bu serginin yapılma şekline, insanları aldatmaya yöenelik biçimine.

    Medya için diyebileceğim de şu: “Medya Türkiye’nin başına gelmiş en büyük felakettir.” Ama bu başka bir konu :)

  5. 5 gri

    Merhaba,
    O sergiyi ben de sanırım 2 yıl kadar önce Taksim metrosunda sergi salonunda gördüm. Tıpkı sizin gibi benim de hoşuma gitti başta. O bahsettiğiniz takım elbiseli, bilimle alakası olmayan satış temsilcisi kılıklı adamların şovunu ve “bak kardeşim bu 1 milyon yıl önceki kuş kafası, bu da şimdiki kuş kafası. Bak, aynı değil mi? Hiç bir fark görebiliyor musun? Hayır. Ben de göremiyorum. Demekki evrim bir yalandır” tarzı konuşmalarını duyunca işin aslını anladım tabi. Adama soru sormaya çalıştım fakat 3 kez sormama rağmen adam beni tamamen duymamazlıktan geldi ve ezberlediklerine bir bant kaydı gibi devam etti. Ben de arkamdan pek kibar olmayan sözler bırakarak terkettim salonu. O zaman çok öfkelenmiştim gerçekten. Şimdi başıma gelmiş olsaydı sanırım sırf bu olayı anlatmak için bir blog açardım.
    Bu tip adamlar aklı başında olan her insana ancak zarar verir. Savundukları ve reddettikleri konular yüzünden değil, niyetleri, yöntemleri ve tavırları yüzünden.
    Konuyu buraya taşıdığınız için çok teşekkür ederim.
    Saygılar.

  6. 6 Selim

    Sinantaga.com’u ilk zamanlardaki gibi daha sık güncellenmesini istiyoruz

  7. 7 biyolog sabit

    arageçiş fosillerinden müteşekkil bir fosil sergisini beliyoruz!
    159 yıldır…

  8. 8 Aylin

    Admin arkadaşın biyoloji ya da paleontoloji hakkında pek bir bilgisi olmadığı kesin. Yoksa Archeopteryx’in uçuş yeteneği olmayan bir ara geçiş formu değil, uçma yeteneğine sahip, soyu tükenmiş bir kuş türü olduğunun tüm bilim dünyası tarafından bilinen bir gerçek olduğunu bilirdi ve burda ara geçişe delil olarak sunmazdı.

    Diğer yandan ben bir biyolog olmama rağmen uzaktan bir fanustaki fosilin gerçek olup olm

  9. 9 Aylin

    Diğer yandan ben bir biyolog olmama rağmen uzaktan bir fanustaki fosilin gerçek olup olmadığını bir bakışta anlayamıyorum. zaten bu şekilde anlaşılması da mümkün değildir. Bunun için birçok test ve yöntem vardır. daha da ötesi yapılanın tersine bir delil getirebiliyorsa yani ara geçiş fosilini bize gösterebiliyorsa kendisine saygı duyarım

  10. 10 kemolettin

    benim darvinizme inananlara da inanmayanlara da saygım var.
    ama darvinizmi dine alet edenlere saygım yok.darvinist bir insan dinsizdir diye bir kanıt bulunabilirse ki bu kanıtın
    eğer sağlam temellere dayanmazsa o zaman o iddiayı atan dinsizdir. ben dine inanan bir insanım ama araştırmayı seven bir insanım.demek oluyorki darvinizm doğru olsada olmasada bu imanlı insanları dinden çıkaracak diye bir durum sözkonusu değil.yani kısaca demek istediğim imanlı insan ne darvinisttir ne de antidarvinisttir.din doğrudan yana olduğuna göre din böyle basit ayak oyunlarıyla uğraşacak kadar basit değildir.

  11. 11 kemolettin

    geçenki kendi yazdığım yazımın mantıklı olmadığına karar verdim. bunda da yazılan yorumlardan etkilendiğimi düşünüyorum ama hata hata yapmak değil hatada ısrar etmektir.darvin de malesef inatçılığının yüzünden ne yazık ki dine karşı gelmiş oluyor.çünkü hiçbir kutsal kitapda insanın maymundan yaratıldığı yazmıyor. böyle düşüncelerle imanlı gençlerimizin kafalarını karıştırmaya hiç kimsenin hakkı yok.üstelik darvincilerin iskeletler üzerinde yüzyıllardır oyun oynayarak yaptıkları hileler ortaya çıkmış
    darvin teorisinin yalanlar ve dinsizlik üzerine kurulu olduğu apaçık ortadadır. daha hala duruma şüpheyle bakmanın
    ben akılsızlık ve dini zayıflık olarak görüyorum. istanboldaki yapılan fosil sergisinin basitliği bilimsel olmamakla beraber darvin teorisinin de ekmeğine kaymak sürmez.aklı başında internet sitelerinde darvin teorisinin koca bir yalan olduğu ispatlanmış durumdadır. üstelik bunlar saygın siteler ve dünyaca ünlü bilim aamlarının görüşlerinin alındığı siteler. şimdi kutsal kitabımız ve bütün bu gerçekler ortada dururken darvin denen kendini maymun zanneden zavallıya mı inanacağız.

  12. 12 Banu Sıçrar İpek

    Fosil sergisini sadece gezmekle kalmadım aynı zamanda fotoğraflarını çekip bloguma koydum. Afişlerde anlatılan “bu, bunun atası, bu da bunun atası, alın işte bakın hiç değişmemiş” şeklindeki bu çalışmaları çekmenin nedeni bazı kafataslarının aynı olduğunu görmüş olmamdı. Resimleri bilgisayarımda yanyana açtığımda hepi topu 3 - 5 kafatasının alınıp birsürü hayanın resminin altına yerleştirildiğini gördüm… Bu isimsiz sergi gerçekten çok sinsice ve çok acemice hazırlanmış, benim tanık olduğum 2 sergide de bunu hazırlayanların kim olduğuna dair bir bilgi yer almıyordu.

  13. 13 vilyan

    bir insan hiç sokakda el ele
    göz göze gezermi beeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee
    ayıpppppppppppppppppppppppppp
    utanmazlar
    tüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüü

  14. 14 fatih

    selam arkadaslar..
    bahsettıgınız sergılerı bende ıst.da bıkac yerde gordum..hatta antalyada bıle gordum tatıkle gıttıgım sırada..
    cok guzel hazırlanmıs ve bellıkı guzel emek harcanmıs bı çaba var..
    ama anlayamadıgım konu..evrıme ınanan darwınıst ınsanlar neden hep bellı bı ugras sonucunda emek harcanarak yapılan bı şeyı sureklı elestırıp kendılerını hıcbısey yapmıyolar..ve geneldede kullandıkları uslub ve tarz hakaretvarı ve tamamen bılımden uzak..varsa sızınde ıddıanın ortaya koyun onun uzerındende tartısalım..getırın bahsettıgınız ara gecıs formlarını..canlılık nasıl baslamıs bunu anlatın..bı proteın bı dna nasıl oluyor bunu anlatın..insan nasıl oluyor bunu anlatın bu kadar mucızevı olay nasıl oluyor..neden aynı hucreler aynı yerde olusuyorken bı kısmı gıdıp goz oluyo goruyo..bı kısmı gıdıp kulak oluyo duyuyo bı kısmı gıdıp burun olup kokluyo..nasıl oluyo bu..mılyarlarca cesıt canlılık nasıl oluyo..hepsımı tesaduf hepsımı rastlantı..
    ama bana bılımsel bulgular getırın..cok uzun zaman ıcınde mılyarlarca yıl ıcınde oluyo demeyın..nasıl oluyor onu acıklayın..
    yapamıyosunuz..yapamassınızda..
    ama sonra cıkıp varolan emek harcanmıs çalışmalar olunca kendınızce elestırıler getırın ..bı cok yanlıs ve bır ınsana yakısmaz..sızdende bılımsel calısmalar ve saglam belgeler beklıyoruz..
    yoksa da acıkca yok deyın..ama cıkıp hakaretvarı elestırıler yapmayın…

  15. 15 cahit sağır

    Ben Trabzon’da yaşamaktayım.Malumunuz,Bölgenin iklimi İç Anadolumuz,Doğu Anadolu iklimiyle farklılık göstermektedir.Hatta,Afrika,G.Amerika,Kuzey kutbunda yine ben aynı şartlarda fakat yukarıda bahsedilen çok farklı iklimlerde yaşarsam,değişik ten rengi,boy ve ses tonumda da farklılık olaçağını herkes kabul edeçeğine göre bahsedilen evrim teorisi bu türden bir olay olmadığını kim söyleyebilir.İnsanımız TEORİ hadisesini ispatı yapılmış bir ilim olarak görmektedir.Gerçekte bugün kabul gören herhangibir teori yarın çürütülmektedir.Kısaçası teori labaratuvarda deney yolu ile elde edilen ilmin neticesi değildir.Aldanmayalım,aldatmayalım.Selam ve saygılarımla.

  16. 16 Banu Sıçrar İpek

    Herkes bilimsel bir kanıt peşinde, ama her nasılsa yaratılış ve evrim teorisi arasındaki tartışma her zaman kişiselleşiyor. Kim alınmış kim gücenmiş, kime ne… Önemli olan neyin gerçek neyin sahte olduğu! Bilimsel bir bakış açısı isteyenlere Oxford Üni. Zooloji Profesörü Richard Dawkins’in bir paneli. Konuşması Adnan Oktar ve onun photoshop becerileri hakkında… Kitaplarında yer alan fosil resimleri gerçekte nelerdir, modern hayvan olarak gösterilen resimler gerçekte nelerdir bunlara değiniyor. Herkes anlasın diye üşenmedim türkçe altyazılısını buldum, “bana bilimle gelin kardeşim” diyenlerin hepsi de üşenmez izler umarım…

    http://www.youtube.com/watch?v=_DaQuqrDYM0
    http://www.youtube.com/watch?v=wyjeM2-gp38
    http://www.youtube.com/watch?v=uWl3m_djJ5w&feature=related
    http://www.youtube.com/watch?v=9_2wwUuvYU8&feature=related

    İzleyenler için bir not: Modern hayvan olarak sunulan resimlerin yüksek kaliteli balık yemi üreticisinin sitesinden indirilmesinin ilginç bir yanı var. Adnan Oktar balıklar için hazırlanan “zoka”yı insanlara sallıyor ve… yutuyorlar. İnanılmaz!!!

  1. 1 www.tusul.com
    Geri İzleme on 10 Eylül, 2008 at 11:31

Cevap ver