Ne zamandır her yerde Dünya’yı kılpayı sıyırarak geçen bir göktaşı’nın haberi var. “2007 tu24” adındaki, Dünya’ya 1985′ten bu yana en çok yaklaşan en büyük göktaşı, bu sabah Dünya’nın 538 bin kilometre uzağından geçip gitti. Aslında ne kadar şanslı olduğumuzu söylemeye gerek var mı bilemiyorum. Dünya’nın etrafından sürekli göktaşları geçip duruyor ve normal olarak bunlardan biri Dünya’ya çarpacak olsa hiç bir uyarı vermeyecektir. Bir göktaşı ısınana kadar gözle görülmez ve atmosfere girmeden de ısınmayacaktır. Zaten girdikten bir saniye sonra da yere çakılmış olacaktır. Ama ya Dünya’ya çarpsaydı ne olurdu.
Aslında bir Dünya’ya çarpan bir göktaşının nelere yol açabileceği pek de kolay anlaşılır bir şey değil. Yalnızca dokuz on kilometere çapında bir taş yaklaşık 12.800 kilometre çapında bir gezegini nasıl harabeye çevirebilir? Aslına bakarsanız, dinozorların yok eden şeyin bir göktaşı olması fikri bile yakın zamana kadar pek geçerlilik kazanmadı. Bir çok kişi bunun mümkün olmadığını düşünüyordu.
Neyse ki, güneş sistemizde keşfedilen ve Shomaker-Levy 9 adı verilen bir kuyruklu yıldızın Jüpiter’e çarpacağı kesinleşince, bu teoriyi test etme fırsatı doğdu. Üstelik yeni hizmete giren Hubble Uzay Teleskobu sayesinde insanlık tarihinde ilk kez bir kozmik çarpışmaya tanık olabilecek ve her evresini izleyebilecekti. Gene de o zamanlar bir çok astronom pek ümitli değildi. Jüpiter, dev bir gezegendi, ve kutuklu yıldızda bir küre değil, 21 parçadan oluşan bir sicimdi. Hemen hemen herkes Jüpiter’in kuyruklu yıldızı bir lokmada yutacağına inanıyordu. Hatta Nature dergisinde yayınlanan bir makale “Büyük Fiyasko Yaklaşıyor” başlıklı bu makale çarpışmanın bir meteor yağmurundan fazlası olmayacağını yazmıştı.
Çarpışma 16 Temmuz 1994 yılında gerçekleşti ve kimsenin beklemediği kadar şiddetli oldu. Kuyruklu yıldızın, Çekirdek G adı verilen bir parçası dev gezegene yaklaşık 6 milyon megatonluk bir şiddetle çarptı. (Meraklısı için bu rakam Dünya’da bulunan bütün nükleer cephanenin 75 katı kadar) Çekirdek G yalnızca küçük bir dağ büyüklüğünde olmasına rağmen Jüpiter’in yüzeyinde Yerküre büyüklüğünde yaralar açtı.
Peki ya büyükçe bir göktaşı Dünya’ya çarpsaydı neler olurdu?
Kozmik hızla hareket eden bir cisim Dünya atmosferine öyle büyük bir hızla girer ki altındaki hava cismin altından kaçamadığı için çok kısa sürede çok fazla ısınır. Bu sıcaklık Güneş’in yüzey sıcaklığının bile onlarca mislidir. Bu noktada önüne çıkan herşey anında yok olur.
Zaten bir saniye sonra da yere çakılır. Bu çarpma anında da göktaşının kendiside buharlaşır ama patlama etrafa binlerce metreküp taş, toprak ve kızgın gaz püskürtür. 250 kilometre çapında bulunan ve göktaşının atmosfere girerken yarattığı ısıdan sağ kurtulan her canlı patlamanın etkisi ile ölür. Işık hızına yakın bir hızda yol alan bir şok dalgası önüne çıkan her şeyi süpürür.
Bu yıkım alanı dışındakiler için felaketin ilk belirtisi o güne kadar hiç bir canlının görmediği parlaklıkta bir ışık çakması olur. Göklere yükselen fokur fokur bir duvar göz alabildiğine bir alanı kaplayarak hızla ilerler. Bu korkunç karanlık sessizce yaklaşır, öünkü sesten hızlı hareket etmektedir. 500 kilometere çapındaki her canlı bu sessiz duvar tarafından öldürülür. 1500 kilometre kadar ötede ise insanlar üzerlerine savrulan cisimler tarafından ezilerek veya doğranarak ölürler. Bu sadece ilk şok dalgasıdır.
Böyle bir çarpma sonunda Dünya’nın her yerinde büyük depremler olur ve volkanlar lav püskürtmeye başlar, tsunamiler oluşur. Bir kaç saat içinde kapkara bir bulut bütün gezegeni kaplar. Kor halindeki taş ve molozlar gezegenin her tarafına savrularak her yeri ateşe verirler. İlk günün sonunda en az 1.5 milyar insanın öleceğine kesin gözüyle bakılmaktadır. Hayatta kalanlar için ise durum pek açıcı değildir. Gezegenin yaşamı destekleyebilirliği her yerde azalmış olcaktır.
Bu tahmin, tarihin çok öncelerinde, şu an Amerika’nın Iowa eyaletinin Manson kentine çarpmış 2.5 kilometre çapında 10 milyar ağırlığında ve ses hızının 200 katı kadar hızla hareket ettiği sanılan bir göktaşının kraterinden çıkartılan sonuç.
İşin ilginç yanı Manson çarpışması ile ilişkilendirilmiş soy tükenişlerinin sayısı. Bu sayı “0″ (yazıyla sıfır). Dolayısı ile 2007 TU24 gibi bir göktaşı uygarlığımızın sonunu getirmek için pek yeterli gözükmüyor. Ama gene de çarpsa idi. Dünya tarihini değiştireceği çok açık.




arkadaş çok iyimser bir yorum yapmış jüpitere düştüğünde dünya büyüklüğünde meteor oluşturmuş, vede kendisi everest büyüklüğündeymiş dünyaya çarpsa dünyayı toz ederdi heralde yada bakır bozuk para gibi eritirdi. zaten kur anda ve diğer kutsal metinlerde kıyametten söz ediliyor demekki bu bir gün gerçekleşek yanlış anlamayın inançlıyım ama yobaz değilim.
bence böyle bişey yok
kıyamet alametlerine göre dünya önce durucak sonra batıdan doğuya doğru dönmeye devam edicek bunun gerçekleşmesi için düşünceme göre dünyaya sıraylan 2 adet göktaşı düştüğünü ve yahut güneşin günden güne gücünün tükendiğini düşünürsek manyetik alandan azaldığı varsayımıylan dünyanın durduğu ve hareke ettğini düşünebiliriz .ama ne varki dünyada gerçekten herşey kusursuz ve bunun mutlaka bir yaratanı vardır. dünya bir az az dönse dünya çok sıcak bir yer olur hızlı dönse fırtınalar olur yaratan ne güzel yaratmış..