Darwin’in benzersiz fikri

Charles Darwin 1880Maymun Davası başlıklı yazıdan sonra farkına vardım ki aslında bir çok kişi evrimin tam olarak nasıl bir şey olduğunu bilmiyor. Veya insanlar genellikle anlamadan Darwin’in fikirlerini bir kenara itiyorlar. Ben bir bilimadamı değilim ama gene de anladığım kadarı ile evrimin ne olduğunu kısaca anlatmaya çalışacağım.

Bana kalırsa Darwin’in fikrini bu kadar muhteşem kılanların başında aslında basitliği yatıyor. Bu basit kurama kısaca Doğal Seçilim diyoruz. Darwin’in düşüncesi kısaca şöyledir.

Bütün organizmalar kaynaklara ulaşmak için mücadele ederler. Yaradılıştan gelen bir avantaja sahip olanlar ise bu rekabette daha başarılı olarak, bu avantajlarını çocuklarına (soylarına) geçirirler. Böylece türler sürekli olarak iyileşirler.

Mutasyon ve doğal seçilim
Bu basit fikir ilk olarak 1859 yılında yayınlanan On the Origin of Species by Means of Natural Selection, or Preservation of Favoured Races in the Struggle for Life (Doğal Seçme veya Yaşam Mücadelesinde Kayrılmış Irkların Korunması Yoluyla, Türlerin Kökeni Üzerine) adlı bir kitapta ortaya çıktı. İlk baskıdaki 1250 kopyası bir günde tükendi. O zamandan beri bu kitap hiç bir zaman baskıdan kalkmadı ve hakkındaki tartışmalar ise sona ermedi.

Genel olarak bilinen hikaye Darwin’in bir deniz yolculuğu sırasında Galapagos Adaları’na uğraması ve burada gördüğü aynı türde farklı gagalara sahip olan kuşları (ispinozlar) görerek bu kuramını ortaya attığı gibidir. Bu genel olarak bilinen hikayeye göre Darwin Galapagos adalarında dolaşırken, her bir adadaki ispinozların farklı gaga yapılarının bulundukları adadaki çevre şartlarına müthiş uyum sağladığını farkeder. Örneğin bitki çekirdeklerinin bol olduğu bir adada kuşların gagaları bunları kırmaya elverişli iken diğer bir adada ise böceklerle beslendikleri için gagaları ince ve uzundur. Darwin’de bu gözleme dayanarak kuşların kendi kendini yarattıkları hissine kapılır.

Aslında Darwin Begale yolculuğu sırasında acemi bir doğa bilimciydi ve kuşların hepsinin aynı cinsten olduğunu bile anlayamamıştı. Üstüne üstlük Darwin hangi kuşları hangi adada bulduğunu dahi not etmemiş. Kuşların farklı yeteneklere sahip olduğunu John Gould keşfetmiştir. Bu gibi karışıkların içinden çıkmak Darwin’in yıllarını almıştır.

Yaşamın sonu gelmeyen bir mücadele olduğu ve bazı türlerin başarılı bazılarının başarısız kılan şeyin doğal seçilim olduğu fikri, Beagle yolculuğundan döndükten ve Thomas Malthus’un An Essay on the Principle of Population (Nüfus İlkesi Üzerine Bir Deneme) adlı yapıtını okumasından sonra Darwin’in aklını kurcalayan bir konu olmuştur. Bu eserde Malthus gıda maddelerinde ki artışın matematiksel nedenlerden dolayı hiç bir zaman nüfus artışına yetişemeyeceğini ileri sürmektedir.

Darwin kendisi de din eğitimi almış dindar bir insan sayılırdı. Hatta daha sonraları kendini “Şeytan’ın Vaizi” gibi hissetiğini bile söylemiştir. Kuramının nasıl bir fırtına koparacağını bildiği için hazırladığı taslaklarını çekmecesine koydu. Daha sonra ise 20 yıl boyunca bir daha bu konu ile hiç ilgilenmedi. Alfred Russel Wallace adında başka bir doğabilimci Darwin’e bir mektup ile On the Tendency of Varieties to Depart Indefinately from the Original Type (Çeşitlerin Orijinal Tipten Belirsizce Ayrılma Eğilimleri Üzerine) adlı kitabının bir taslağını yollamasaydı. O taslklar hala günyüzüne çıkmayabilirdi. Evrim teorisinin en ilginç yanlarından biri de budur. Birbirinden ilgisiz iki doğabilimci aynı sonuca varmışlardır. Hatta Wallace’ın Doğal Seçilimi anlatan bazı cümleleri bile Darwin’inkiler ile aynıdır. İşte bu olay Darwin’i notlarını yayınlamaya zorlar.

DNA’da bir mutasyonDarwin’in teorileri bir türün nasıl değiştiğini nasıl daha iyi hale geldiğini açıklıyordu. Fakat, ne yazık ki bu değişikliklerin nedenini ve nasıl meydana geldiğini açıklayamamıştı. Cevap ise aynı yıllarda Orta Avrupa’da yaşayan bir keşiş tarafından gelecekti. Bu keşişin adı ise Gregor Mendel’di. İlkokul derslerimizden hatırladığımız gibi Mendel, kalıtımsallık üzerine yaptığı çalışmalar ile bilinmektedir. Onun çalışmaları sayesinde Darwin’in teorileri daha da bir anlam kazandı.

Bugün ise Darwin’in fikri, Mendel’in kalıtımsallığı ışığında ve modern bilim sayesinde daha fazla şey biliyor. Bugün evrim bilimadamların tarafından hem laboratuvarda hem de doğada gözetlenmiştir.

Modern evrim tanımı, ya da daha biline adı ile modern sentez şu şekildedir.

Evrim, bir nüfusta görülen kalıtımsal özelliklerde gözlenen değişikliklerdir. Bu değişiklikler bir organizma nüfusunun zamanla değişmesine yol açar.Kalıtımsal özellikler, üreme sırasında yavrulara aktarılan genlerden gelir. Bu genlerdeki mutasyonlar, yeni veya değiştirilmiş özelliklere sebep olabilir. Evrim bu değişikliklerin doğal seçilim (veya jenerik kayma) ile bir nüfusta (bireylerde değil) sık veya nadir hale gelmesi ile oluşur.

Evrim bir teoridir. Yerçekimi’nin de bir teori olduğu gibi. Bilimde bir teori, gerçekleri birbirne bağlayan bir açıklamadır. Bir bilimsel teori aksi ispatlanana kadar geçerlidir. Hiç bir zaman doğruluğu ispatlanmaz sadece yanlışlığı ispatlanabilir. Evrim teorisi bugüne kadar sayısız bilimsel deneyden geçmiştir ve Darwin’in ilk ortaya attığı günden bu yana yanlışlığı ispat edilmemiştir. Hatta bir sürü başka bilim dalındaki gelişmeler Darwin’in yaklaşık 150 sene önce ortaya attığı bu teoriyi desteklemektedir.

Evrim Teorisi özellikle din çevreleri tarafından bir saldırı altındadır. Çeşitli kuruluşlar, evrim teorisini bilimsel bir şekilde çürütmek için çalışmalar yapmaktadırlar. Bu kuruluşlar tüm Dünya’da bu konu için tonlarca para dökmektedirler. Buna rağmen evrimin geçersiz olduğu bilimsel olarak ispatlanamamıştır. Hatta işin ilginç tarafı bu tür iddialar Evrim Teorisi için çok iyi birer test olmaktadır. Bugüne kadar evrimi çürütmek için ortaya atılan bir sürü kuramın çürütülmesi ile evrim daha sağlam temellere oturmaktadır. Bir sürü yerde, özellikle Internet’te evrim ve Darvinism karşıtı siteler bulunmakta. Ne yazık ki bu sitelerde yazanların büyük bir çoğunluğu gerçeği yansıtmayan ve bilimsel dayanağı olmayan şeyler.

Konuyla ilgili aşağıdaki bağlantılar da ilginizi çekebilir.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

“Darwin’in benzersiz fikri” için 10 Cevap var


  1. 1 uğur

    Evrim karşıtlarının harcadığı efora, paraya bakınca şaşmamak elde değil dostum. Bu kadar şeyi “kafalarında kurdukları dogmaları desteklemek” için harcayacaklarına bilim için insanlık için harcalar keşke…

    Geçenlerde “evrim aldatmacası” diye bir kitap elime geçti. Ne yalan söyleyeyim normal kitap olsa baskısının kalitesinden dolayı en azından 25-30 YTL ederdi. Çünkü iyi baskılanmış, kuşe kağıda pırıl pırıl. Ama işin garip tarafı kitabı bedavaya aldım!

    İçeriğine bakınca, konuların çok düzenli olduğunu farkettim. Yani direkt olarak “evrim yoktur, allaha tapın kafirler! cehennemde yanacaksınız” diye bodoslama girmiyor. İlk olarak “bilimsel” adı altında fikir aşılıyor, işte efenim termodinamik, yoktan var edilemezlik, evrenin kendiliğinden oluşmasının sonsuzda bir ihtimali, imkansızlığı filan…

    Hayatında biyolojiyi az çok okumuş biri olarak ilk okuduğumda vay be cidden ciddi ciddi fikirsel tartışıyorlar ne güzel! diye düşündüm.

    Ancaaakk… daha sonra işte kendince “evrimi çürüttükten” sonra, ortaya koyduğu “işte bu mükemmel sistem kendiliğinden oluşabilirmi? bak şu tavuskuşunun tüyüne! bunu allah yaratmadı da kim yarattı? haydi namaza haydi imana…” gibi “bilim dışı” “sözde kuramlar” işi komik hale getiriyor.

    Ayrıca bunu savunan insanlar son derece saygısızlar. Yani Darwinden bahsedince adam sanki şeytan görmüş gibi yüzünü ekşitiyor. Sonuçta ortaya attığı teori yanlışta olsa doğruda olsa bir fikirdir. Adamlar başlıyor atıp tutmaya, darwin şeytandır, cehennemde yanacaktır felan filan…

    Uzun, düzensiz ve gereksiz bir yorum oldu neyse :)

  2. 2 Sinan Taga

    Maalesef problem de burada yatıyor. Cahil olanı kandırmak çok kolay. Bunları gören biri karşıt argümanları bilmediği için sanki bunları bilimsel gerçeklermiş gibi kabul ediyor.

  3. 3 şeyda

    ben de bu düşünceye ilk anlamda inanır gibi oldum ama hocam açıkladı ben müslümanım bmence aptalca bir düşünce

  4. 4 Gökhan

    ilk önce teori ile alakasız ama nasıl değerlendirdiğimiz ile ilgili birşeyler söyliyeceğim. Çoğu zaman yaratılış, din, varoluş gibi konularda tartışmalar, denemeler okuruz fakat hepimiz bunlardaki açıklamaları, antitezleri değerlendirecek teknik bilgiye sahip olmuyoruz. bence tanrı’nın var olup olmadığı, bilimsel bulgular ile kanıtlanamayacak bir olgu. Çünkü bugün bir kanıt bulunur akıllı tasarım ortaya çıkar, yarın başka bir keşif yapılır diğer yaşam formlarından şüphe duyulur vs..

    Teknik bilgiden ne kadar yoksun olsakta çoğumuzun tanrı kavramını güçlendirdiği “yoktan var olmak” çıkmazıdır. Yaşadığımız gezegenin, evrenin ve bu sistematik yapının kendi kendine oluşabileceğine inanamayız. Evet çok doğal, yani uzaktan bakınca öyle gözüküyor.

    Belki öyle, belki değil ya da varoluş hayal ettiğimizden çok farklı bir sebebe dayanıyor. kim bilir ? yalnız bundan daha karmaşık bir soru daha var; eğer tanrı varsa nasıl varoldu ? anlatılan yeteneklerini, karakterini nasıl kazandı ? bunlarda insanın aklını karıştıran sorulardır. Genelde bu konularda çok ileri gitmenin pek iyi olmadığı söylenir.

    tanrı’nın var olup olmadığı sorusunu sorarken illaki evrim’e tıkılıp kalınamaz. yani bir kişi sadece insan psikolojisinin, beynin kimyasal yapısının din yasalarına uygun yapıda olmadıklarına karar verip tanrı kavramını kabul etmeyebilir.

    gidilen sonuç her ne olursa olsun bu konuda insanlara büyük bir saygı göstermek gerektiğine inanıyorum. Şu anki durumu beni ilgilendirmekle birlikte, inanıp inanmama konusunda gidip gelen biriyim. Ve biliyorumki her zaman bazı ipuçları ya da şüpheler olabilir ama en azından benim kendime itiraf ettiğim gibi %100 karar olmamaktadır.

    Önemli olan bu konuyu taraftar ruhu ile değil daha akılcı olarak düşünmek. İnanmayanlara darwinciler amaçlarına ulaşamayacaklar, inananlara kara cahiller gibi eleştiriler yapmamak gerekiyor.

  5. 5 Sinan Taga

    Burada asıl problem çoğu kimsenin bilimsel teorinin ne demek olduğunu anlamamasında yatıyor. Evrim Teorisi adı üstünde bir teoridir. Bilimsel teori, gerçekleri, hakikatları birleştiren ve açıklayan bir olgudur.

    Öte yandan inanç meselesi ile apayrı bir konudur. Herkes herşeye inanabilir. Ama bazı çevreler, dini bilimsel gerçeklermiş gibi, bilimsel dayanaklarla açıklamak gibi bir yanlış yönlendirme içindeler. Asıl yanlış olan budur.

    İnananlar için kara cahiller gibi eleştiri söz konusu değil. Benim denek istediğim çoğu insanın akıl ve mantık çerçevesinde düşünmek yerine, sorgulamak yoruna kendilerine dayatılanları sanki mutlak doğrularmış gibi kabul etmeleri.

  6. 6 Deniz

    Time Dergisi’nin Nasıl İnsan Olduk? yazısının Türkçe’si. Parantez içindekini bence bu cümle içine sokarsan daha güzel olur :)

  7. 7 buket

    bu teoriyi ancak su sekilde onaylayabliriz ilk insanlar kendiLerine bakım yapamıyordu erkekler saçlarını berberde kestirip jöleletemiyor kadınlarsa hiç bir bakım yapamıyordu ve insanlarn hiç bşiyden haberi olmadan deneme öğrenme yoluyla günümüze katkısı oluyordu insanları bi düşünsenize hiç bir sekilde saç kesimi bakım Özel bakkım vc seyler yoqq tabikide kıldan ve bakımsızlıktn dolayı az bişy de olsa suanki benlikleri gibi değiller suretleri farklı anlatabiliyormuyum bu açıdan bakıldığnda ztn yürümeyi ve konuşmayıda bilmiyorlardı hafif kambur bir yürüyüş hebe hebe diye konşmakdan var oldk bizlerr bu sebeble bu teori özümsenebilir ama tam olarkda kabul edilmez kanıt olmadığı sürece ne yani adem babamız ve havva anamız birer maymun muydu ilk insanlar onlar değil mi onları maymunlar mı getirdi bu saçmaa onları Allah yarattı

  8. 8 emre

    bonce cok sacma valla cunku coooooooooooooooook sacma oyle sey olurmu breeeeeeeeeeeeeeeeeee ben olmaz derim

  9. 9 öz00ge..

    yaa varya hepiniz geri zekalısınız bir keresinde ilk doğumu adem ve havva yapmış diyorlar bunlar nasıl türkçe biliyor nasıl ilişkiye nasıl girmişler hemde ozaman türkçe diye bişey yokmuş atatürkten sonra öğrendik yok elma yemişler yaa gesler yaa uydurma elma türkçe bi kelime nasıl oluyo anlamadım allah bizi camurdan yapmışmış hadi bizde yapalım yaa saçmalık amaçları milleti korkutma ama bu kelimelerle kimsenin beynini yıkamak istemam ama herkesinde mantıklı olmaya ihtiyaçı var saten avrupa birliğinede neden girremiyok sanıyossunuz geri kafalılığımız yüzünden siz bilirsiniz ister inanın ister inanmayın mantıklı olun tek kelime

  1. 1 www.tusul.com
    Geri İzleme on 25 Şubat, 2008 at 02:51

Cevap ver