'Kültür - Sanat' kategorisi arşivi

Peki kimdir, nedir bu Nobel?

Alfred Bernhard NobelGenel olarak anlatılan hikaye, Alfred Nobel’in dinamiti keşfettiği daha sonra da icadının çok kötü ve yok edici şekillerde kullanılacağını görerek pişman olması ve bütün servetini barış ve birkaç bilim dalında her sene verilecek bir ödül için bağışlamış olmasıdır. En azından bana çocukken anlatılan ve her yerde tekrarlanan hikaye bu ve bunun benzeri.

Aslında gerçek bu romantik hikayeden biraz daha farklı. Evet Alfred Bernhard Nobel dinamiti bulan adamdır. Bu kadarı herkes tarafından bilinmekte. Daha az bilinen kısımları ise Nobel’in patlayıcılara olan merakının aileden geliyor olması. Nobel’in babasının  Saint Petersburg’da bir mayın (kimi kaynaklara göre torpido) vardır. Küçük bir çocukken Nobel patlayıcılara olan merakı yüzünden kardeşinin ölümüne sebep olmuştur.

Her ne kadar asıl servetinin icadı olan dinamitten geldiği söylenmekte olsa da bu tam olarak doğru değil. Eminim ki Nobel icadından hatırı sayılır bir gelir elde etmiştir. Ama onun zenginliğinin asıl kaynağı sahibi olduğu Bofors adlı şirket. Bofors aslen bir demir çelik fabrikası olarak kurulmuş daha sonra Nobel tarafından bir silah imalathanesine çevrilmiştir. Yirminci yüzyıllın sonlarında Nobel’in yirmi farklı ülkede doksandan fazla silah fabrikası varmış. Neredeyse Avrupa’nın tümüne, Amerika ve Avustralya’ya silah satmış. Aynı zamanda petrolden de hatırı sayılır bir gelir elde etmiş.

‘Peki kimdir, nedir bu Nobel?’ başlıklı yazının devamı için tıklayın…

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Sivas ‘93

Sivas ‘93Dün akşam CKM‘de müthiş bir oyun seyrettik. Adı: Sivas’93. Ama maalesef tüm medya tarafından yeterli ilgiyi görmemiş (politik davranmak için görememiş) bir oyun.

Genco Erkal‘ın Türk tiyatrosu için önemini anlatmak anlamsız olur, ama bence hayatının en önemli işini yapmış. Bu oyunda bize üzeri acilen örtülmüş tarihimizin kara bir lekesini unutmamamızı, tehlikenin ne kadar büyük olduğunu (ki bu tehlike sadece cahilliğimiz), bugün ki politikacılarımızın köklerini, neler düşünerek ve bunları utanmadan dile getirerek buralara geldiklerini açık seçik gözler önüne serdiler.

Ben oyunu izlerken genelinde diyebilirim ki ağlamamak için kendimi çok zor tuttum. Oyunun en büyük özelliği belgesel oyun olması. Oyun sadece gerçekleri yansıtıyor o talihsiz günü saniye saniye seyirciye yaşatıyor. Yazarın olaylar hakkında yorumu yok, yorumu seyirciye bırakmış, oyunda sadece gerçekleri saniye saniye hatırlaıyor. Genco Erkal bu oyunu sadece yazmakla kalmayıp yönetip oynamış. Müzikler ise başka bir kıymetli sanatçımız Fazıl Say tarafından yazılmış. Oyunda sahne, kostüm, dekor yok. Sadece fonda bir perde, bu perdede de oyun süresince video gösterisi (hiç birisi canlandırma değil gerçek görüntüler) oyuncular simsiyah sahne siyah. Bu bence seyircinin dikkatini sadece acı gerçeklere odaklamasını ve oyundan bir saniye bile kopmamasını sağlamış.

Hayret ettiğim bir konu daha var iktidar bu oyunu nasıl atladı? Nasıl kaldırmadı? Haberlerimi yok yoksa? Fazıl Say’ın bestelediği Metin Altıok Oratoryosunu sansürlemişlerdi de…

CKM o gece doluydu. Oyun bitişinde tüm seyirci ayakta dakikalarca alkışladı. Herkes ağlamaklı ve herkes içinden eminim ki şunu sorguladı: bizi bugünlere getireni. Planlı geriletme hareketleri ile eğitim ve hukuk adına neredeyse geri dönülemiyecek tavizlerin verildiği bir iktidarın varlığı… Bunlar nasıl geldi? Biz nasıl sustuk? Bu nasıl bir oyun? Hatta bazıları “canım belediyeler gayet iyi çalışıyor baksana adamlar en azından parkları bahçeleri temizledi ben yine onlara veririm oyumu” bazıları ise ekonomi bilgisi olmadığından “dolar bak sabitlendi onu da bu adamlar yaptı oyum yine onlara” demiştik nasıl demişiz dediler.

Seyircinin son sözü: Bu oyunu sakın kaçırmayın mutlaka seyredin.
Genco Erkal: ÜZÜLEREK SÖYLÜYORUM İZLEYECEKLERİNİZİN HEPSİ GERÇEK

İlgili bağlantılar:
Dostlar Tiyatrosu web sitesi

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

BKM Mutfak

BKM Mutfak Giriş

Bu cumartesi akşamı kalabalık bir arkadaş grubu ile Beşitaş’ta bulunan BKM Mutfak‘a gittik. Belki duymuşsunuzdur, Yılmaz Erdoğan ve Demet Akbağ’ın tiyatrosu olan Beşiktaş Kültür Merkezi’nin bir uzantısı olan bir kafe-bar. Aslında tam olarak da kafe-bar demek yanlış olur. Üst tarafı kafe-bar altında ise bir atölye var. Burada gece hayatı konsepti içine biraz tiyatro sıkıştırılmış. Hafta arası kafe-bar-restoran olarak hizmet veren mekanda hafta sonları canlı müzik dinleyebilir ve Atölye oyuncularını seyredebilirsiniz.

Daha fazlası için tıklayın.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Strauss Festival Orkestrası ve Balesi

Strauss Festival Orkestrası ve BalesiSalı akşamı, trafikte 1,5 saat geçirdikten sonra Maslak’ta ki İş Sanat’a gelmeyi başardık. Amacımız, Strauss Festival Orkestrası ve Balesi’ni dinlemek ve bu seneki kültür-sanat etkinlikleri vecibemizi yerine getirmek. Söylentiye göre bu okestra Avrupa’nın ünlü orkestralarındanmış. Bana kalırsa pek ahım şahım bir şey yoktu. Orkestra vasatın ancak biraz üstündeydi.

Özellikle ilk yarı uyumak için idealdi. İkinci yarı ise biraz daha iyiydi. Bir kaç neşeli parça (ne de olsa yılbaşı deyince insan eğlenceli bir şeyler bekliyor) beni biraz uyandırdı. Ne ironiktir ki bence konserin en neşeli parçası üçüncü biste çalınan Radetzky Marşı‘ydı. (Radetzky March mp3) İronik, çünkü Valsin Kralı olarak bilinen Staruss aslında Johann Strauss II‘dir. Ama Radetzky Marşı, babasına ait. (Burada hafif manyakça bir durum babanın da oğlunun da adı Johann Strauss. Herhalde Baba Strauss düşünmüş ki; eğer oğlum ünlü olursa bende arada kaynarım, olmazsa zaten farketmez!)

Bu arada bir iki kelime de orkestraya eşlik eden bale grubu için söylemek. Kelimeler: “Çok kötü”. Güneyde ki tatil köylerinde daha iyi dans eden animatör toplulukları var.

Bir de İş Sanat ile ilgili birşeyle söylemek istiyorum. Birinci salon çok sıcaktı, herhalde salonu sabit ısıda tutacak bir havalandırma sistemi koymayı unutmuşlar. Bir ikincisi de konser programına şarkıları yazan kişiyle ilgili. Bu adam parçaların bir kısmını Türkçe yazmış mesela Yarasa Uvertürü gibi, diğerlerini ise -herhalde bilmiyor- İngilizce yazmış. E kardeşim bilmiyorsan bir bilene sor.

Sonuç olarak kendime not aldım. Bir daha bu orkestradan uzak dur, onun yerine çigan orkestrasının konserine git. (Ya da evinde otur!)

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu