Photoshop çıktı mertlik bozuldu. Photoshop çıktığından beri kadınlar daha bir güzelleşti kusursuzlaştı. Resimler daha bir al benili oldu. Ama tabii her önüne gelen her şey için Photoshop kullanmaya başlayınca işin dozu da kaçmış oldu. Tabii yapılan hatalar da dikkatli gözlerden kaçmıyor. Ama artık Internet sayesinde hiç bir hata sadece bir kaç kişi tarafından bilinip unutulanlar arasına girmiyor.
Photoshop Disasters‘da kendini bu konuya adamış bir blog. Bu blog’da Photoshop (ya da herhangi bir grafik programı) ile yapılmış hatalar gözler önüne seriliyor. Aralarında oldukça ilginç ve eğlenceli olanlar da var. Bir göz atmanızı öneririm. Buraya siteden bir kaç resim koydum ama daha fazlası için siteyi ziyaret etmelisiniz.
Maalesef üç gündür sayın! Türk Telekom yüzünden Internet bağlantım problemli. Internete bağlanamıyorum. Dediklerine göre hala çalışma varmış. Dolayısı ile bu kısa yazıyı zor şartlar altında yazıyorum.
Neyse biz konumuza gelelim. Dün akşam duyduğum bir şeyi paylaşmam lazım.
Bildiğiniz gibi ABD 1960′lı yıllardan beri uzaya insanlı araçlar yolluyor. Bu uzay seyahatleri arasında da çeşitli zorlukla karşılaşıyorlar. Bunlardan biri de bildiğimiz tükenmez kalemlerin yer çekimsiz ortamda çalışmaması. Bu problem üzerine NASA uzayda da çaılşabilecek bir kalem yapmaya karar veriyor.
Yaklaşık olarak 1.5 milyon dolar ve birkaç sene sonra amaçlarına ulaşıyorlar. Artık yerçekimsiz ortamda ve uç ısı değişikliklerine rağmen yazı yazabilen bir kalem var.
Tabii Rus kozmonotlarında aynı problmi olduğunu söylemeye gerek yok. Fakat onlar başka bir yöntem ile sorunu aşıyorlar. Ne mi yapıyorlar? Tükenmez kalem yerine kurşun kalem kullanıyorlar!
Amerika’dan eğlenceli bir yarışma. Adı “Are you smarter than a 5th grader”. Kısaca oraya çıkanlara 5. sınıftan alınmış sorular soruyorlar. Alın izleyin sarışın bir hatunun durumunu. Bu arada herkes sarışının salaklığına takılabilir ama ben asıl sunucunun kadına verdiği cevaba çok güldüm.
Bir yerde kadın ve sunucu arasında şöyle bir diyalog geçiyor. Sunucu kadına birşeyler anlatma çabasında, kadın cevap veriyor.
“I’m listening to what you’re saying, but i’ll only hear what I want to”
sunucunun cevabı ise şöyle:
“That’s called being a woman!”
Merak edenler diyalogun tercümesi şöyle:
- Söylediklerini dinliyorum ama sadece istediklerimi duyacağım.
- Bunun adı kadın olmak!
Yeni Dışişleri Bakanı koltuğuna oturunca bürokratlarını çağırmış ve ‘Bana, ülkelerin dış politika anlayışları hakkında bir rapor hazırlayın’ demiş. Bir kaç gün sonra bir önüne bir dosya getirmişler. Bakmış, içinde tek bir yaprak ve üzerinde 10-15 satır yazı.
Önce ‘Bu ne?’ der gibi dudaklarını bükmüş ama okumuş;
Bir büfede günlük gazetelere bakıyorum. O sırada büfeye bir kadın yaklaşıyor ve önce bir kutu kola istiyor. Sonra da pipet isteğini aynen şu cümleyle bizlerle paylaşıyor: ”Hortum var mı?” Sevgili itirafçılar, lütfen bekleyin, hemen alkışlarınızı bu hanımefendi için harcamayın zira asıl alkışı, kendisinden hortum isteyen bu hanımefendi karşısında soğukkanlılığını son ana kadar koruyarak ona ”Hortum yok hanım abla, ama boru var, onu vereyim işini görecekse” diyen bıyıklı, göbekli, sempatik büfeci hak ediyor.
Evlenmeyi düşündüğü erkek arkadaşının ”benden önce biriyle oldun mu?” sorusuna, ”buraya gelmeden önce mi?” cevabını vererek evlilik umutlarını magmalara atan hatunun gerçek sarışın olduğunu söylememe bilmem gerek kaldı mı?
Verizon Kuzey Amerika’nın en büyük iletişim şirketlerinden biri. StumbleUpon ile gezinirken bir siteye denk geldim ve gülmekten öldüm. Amerikan eğitim sistemin zirve yaptığı bir olay.Olay kısaca şöyle:
Verizon’dan sınırsız Internet hizmeti alan George Vaccaro adında bir arkadaş Kanada’ya gidiyor. Verizon burada bu hizmeti 0.002 cent’e veriyor. Fakat arkadaş fatura gelince görüyor ki Verizon aslında $0.002 demek istemiş. Bu konuyu açıklığa kavuşturmak için destek hattını arıyor ve $0.002 ile ¢0.002 arasındaki farkı açıklamaya çalışıyor. Fakat Verizon’da kimse bunu farkına varamıyor.
Konuşma kaydı yaklaşık yarım saat sürüyor. (Bu arada 45 dakika ilk destek elemanı ile konuşmasının ardından) 2 tane supervisor ile konuşuyor fakat kimseyi aradaki farka ikna edemiyor. En sonunda bunu blog’unda yayınlamaya karar veriyor.
Son Yorumlar