'Genel' kategorisi arşivi

Türkiye Briç Şampiyonları

Her sene olduğu gibi Türkiye Briç Şampiyonaları bu sene de Antalya da başlıyor. Şampiyona 10-18 Mayıs arasında Talya Convention Center’da yapılacak. Bende bu turnuvada olacağımdam dolayı bir süre burada yokum.

Briç ile ilgilenenler için Türkiye Briç Federasyonu’nun web sitesine giderek daha fazla bilgi alabilirsiniz.

Türkiye Briç Federasyonu

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Hitler’in Kayıp Filosu

U-boatHikaye sanki bir Clive Cussler romanın başlangıcına benziyor. Hitler’in Kayıp Donanması savaşın en az bilinen ama oldukça ilginç hikayelerinden biri. Türk deniz mühendisi Selçuk Kolay idaresindeki bir takım tarafından ortaya çıkarılmış.  Aslında bu bir kaç aylık bir haber ama ben Internet’te öylesine dolaşırken yeni öğrendim.

Hitler’in Kayıp Donanması’nın gizemi için tıklayın.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Maymun Davası

Maymun DavasıAslında nedense pek eski film seyretmem. Ama bir gün sabahın ilk saatlerinde TRT’de bir film ile karşılaşmıştım. Filmin Türkçe adını pek bilemiyorum. Ama filmi seyrettikten sonra gittim aradım buldum. Aslında film oldukça ünlü bir filmmiş. Filmin orijinal adı da “Inherit the Wind”.

Film gerçek bir hikayeden yola çıkılarak hazırlanmış. Bu olay 1925 yılında Amerika’da yaşanmış bir hikaye. 1925 yılında bir okul öğretmeni okulda öğrencilerine Charles Darwin’in Evrim Teorisi’ni öğrettiği için mahkemeye çıkar. Çünkü o zamanlarda adına Butler Act (Butler Kanunu) denilen bir kanun okullarda yaradılışçılık dışında bir öğreti anlatmayı yasaklıyordu.

Film de bu olayı anlatan bir tiyatro oyunun sinemaya uyarlanmış hali. İsimler gerçek davada kullanılan isimler değiller onun yerine hayali isimler kullanılmış. Her ne kadar filmde hayali eklentiler varsa da filmin temeli gerçek mahkemem kayıtlarına dayanıyor.

Konusu ise şöyle; Bertram Cates dinci bir Güney kasabasında Evrim Teorisi’ni öğreten bir öğretmendir. Bu, dinci toplulukta büyük bir histeri yaratır. Hatta çok ünlü aşırı dinci bir avukat olan Matthew Harrison Brady savcılık yapmak üzere küçük kasabaya gelir. Ama öte yandan aynı derecede ünlü avukat Henry Drummond onu savunmaya karar verir. Sonuçta iki usta avukat mahkemede kozlarını paylaşırlar. Tutucu halk ve mahkemem tarafından karşısuna türlü zorluklarlar çıkartılan, tüm tanıkları reddedilen Drummond sonunda tanık sandalyesine Brady’i çağırır.

Filmde patlayan birşeyler, orası burası parçalananlar, ya da muhteşem efektler yok ama filmde uzun zamandır ortaya çıkan hiç bir yeni filmde olmayan bir şey var. İnsanı düşünmeye teşvik ediyor. Özellikle iki usta avukat arasında ki konuşmalar son derece mükemel. Yaptıklarına ve söylediklerine inanan iki insanın mücadelisi var ortada. Filmi takip edebilmek için özel efektlere veya acaip kamera oyunlarına gerek yok. Özellikle Spencer Tracy Henry Drummond rolünde tek kelime ile mükemmel. Bu rolü ile en iyi erkek oyuncu ödülüne aday olmuş. Ayrıca Brady’i oynayan Fredric March’da Oscar ödüllü bir oyuncu. Gene Kelly’de ateist gazeteci Hornbeck rolünde.

Sonuçta filmi evrim teorisi ile dinin mücadeles olarak görmek yanlış olur. Film fundamentalizm’in özgür düşünceyi nasıl hapsettiğini anlatıyor. Bir toplumun bilgisiz ve eğitimsiz kalmasının nelere yol açtığını gösteriyor. Eğer bütün bunlar sizi ilgilendirmiyorsa, bir mahkeme filmi olarak da seyredebilirsiniz.

Eğer bulabilirseniz şiddetle tavsiye ederim.

Sinan’ın Notu: 9

Filmin imdb sayfası

Henry Drummond’ın sözlerinden bir alıntı:

Henry Drummond: Can’t you understand? That if you take a law like evolution and you make it a crime to teach it in the public schools, tomorrow you can make it a crime to teach it in the private schools? And tomorrow you may make it a crime to read about it. And soon you may ban books and newspapers. And then you may turn Catholic against Protestant, and Protestant against Protestant, and try to foist your own religion upon the mind of man. If you can do one, you can do the other. Because fanaticism and ignorance is forever busy, and needs feeding. And soon, your Honor, with banners flying and with drums beating we’ll be marching backward, BACKWARD, through the glorious ages of that Sixteenth Century when bigots burned the man who dared bring enlightenment and intelligence to the human mind!

Henry Drummond: Anlamıyor musunuz? Eğer evrim gibi bir kanunu alır ve halk okullarında öğretilmesini yasaklarsanız, yarın özel okullarda öğretilmesini de yasaklayabilirsiniz. Ve yarın hakkında okunmasını da suç haline getirebilirsiniz. Ve yakında kitapları ve gazeteleri de yasaklayabilirsiniz. Ve daha sonra Katolik’i Protestan’a ve Protestan’ı Protestan’a karşı karşıya getirirsiniz ve kendi dininizi insanın kafasına zorla sokmaya çalışırsınız. Eğer birini yapabilirseniz, diğerini de yapabilirsiniz. Çünkü fanatism ve cahillik her daim açtırlar ve beslenmeye ihtiyaçları vardır. Ve pek yakında, sayın yargıç, elimizde flamalar ve öalan davullarla, bağnazların insan aklına zeka ve aydınlanma getirmeye cüret eden adamı yaktıkları, 16. yüzyılın o muhteşem çağlarına doğru geriye GERİYE yürümeye başlayacağız.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kartopu Savaşları için…

Snoballer ve çocukBugün neredeyse bütün gündür kar yağıyor. İtiraf etmeliyim ki karda beni çeken bir şeyler. Oturup pencereden karın yağışını seyretmek, çıkıp karda dolaşmak, güzel şeyler bunlar. Ama kar deyince en zevklisi kartopu savaşlarıdır. Hatırlarım çocukken yünden eldivenler ıslanıp sırılsıklam olana kadar kartopları yapılır, daha sonra düşmanlar bir güzel şişlenirdi. İlk önce giysiler gelişti artık eldivaneler kartopu yapmaktan ıslanmıyor. Geçenler de internette gördüğüm şey ise insanın kartopu oynayasını getiriyor.

Snoballer kartopu yapıcıBu bir kartopu yapıcı. Saniyeler içinde kusursuz bir sürü kartopu hazırlayabilirsiniz. Aslında kaba bir salata kaşığına benziyor ama bir kartopu savaşı için ciddi bir cephane tedariği sağlıyor. Olayın içinden biraz romantizmi aldığı doğru ama öte yandan epik kartopu savaşları için son derece gerekli.

Üstelik adamlar sadece kartopu yapıcı da yapmamışlar, kardan siperler veya igloo (eskimoların kardan evleri) kumanda merkezinizi yapmanıza yardım edecek bir kardan tuğla yapıcı da var. Dahası eğer kartoplarını yeterince uzağa fırlatmaya gücünüz yetmiyorsa bir de kartopu fırlatıcı var.

Hadi kartopu savaşına!

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Tersine Dünya

Photoshop her zaman magazin dergilerine çıkan ünlülerin orasını burasını düzeltmek için kullanılmıyor. Vladstudio adında bir site bu sefer Photoshop’ı Dünya’ya uygulamışlar. Değişik bir fikirle. Dünya üzerindeki kara parçalarının deniz, su kütlelerinin ise kara olduğu bir dünya yaratmışlar. Oldukça ilginç olmuş.

Tersine Dünya

İsteyenler buradan resmin daha kaliteli yüksek çözünülürteki hallerini ufak bir ücret karşılığında indirebilirler.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Batman: The Dark Knight LEGO sürümü

Yeni gelecek Batman filmi olan The Dark Knight’ın fragmanını burada vermiştik. Adamın birisi çıkmış bu fragmanın aynısı LEGO’lar ile yapmış. Oldukça güzel ve yaratıcı bir çalışma olmuş. Seyrederken insanın LEGO oynayası geliyor. :)

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Ülkelerin petrol harcamaları, ve bir Honda Civic nerede kaça dolar?

Bu grafik Economist dergisinden alınmış. Hangi sayı bilemiyorum. Grafik her ülkenin günlük kaç litre petrol harcadığını ve sağ tarafta da bir Honda Civic’in deposunun çeşitli ülkelerde kaç paraya dolduğunu gösteriyor. Gerçi bu grafiğin pek bir yoruma ihtiyacı olduğunu da sanmıyorum. Dedikleri gibi “Bir resim, bin kelimeye bedel”

Ülkelerin petrol harcamaları

Eğer ülkelerin kişi başına petrol harcamasını görmek istiyorsanız buraya bakabilirsiniz.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Sandviç de nereden çıktı

Sandviç

Bir çok şeyi kullanırken nereden ve nasıl çıktıklarını bilmiyoruz, pek de merak etmiyoruz. Sandviç de bunlardan biri. Dünya’nın en popüler yemeklerinden biri olmasına rağmen bu garip ismin nereden çıktığını hiç merak ettiniz mi? Ben de etmemiştim. Diğer bir tutkum olan briç ile ilgili bir araştırma için internette dolaşırken birden karşıma çıktı. Artık sandviç ne demek, biliyorum. :)

18. Yüzyılda İngiltere’de Earl of Sandwich (Earl = Kont) John Montagu karnı çok acıktığı halde oynamakta olduğu briç oyununa ara vermek istememiş. Uşağından kendisine iki ekmek dilimi arasında et getirmesini istemiş. Bugün ise milyarlarca insan onun ismini kullanıyor.

John Montagu, 4th Earl of SandwichAçıkcası Sandwich kontunun o sırada hangi oyunu oynamakta olduğu hakkında bir fikir birliği yok, hatta çoğu yerde kumar oynamakta olduğu yazıyor ama olayın bu şekilde olduğu konusunda hemen hemen herkes aynı fikirde.

Tarihe ismini bırakmak için ilginç ama etkili bir yöntem.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Mantık nedir?

Akıl nedir? adlı yazıda akıl ve zeka ile ilgili kısa bir örnek vardı. Bu sefer de mantık nedir?

Öğrenciler o yılın ders programında yeni bir ders olduğunu farkederler. Dersin adi mantıktır ve derse yaşlıca bir profesör girecektir.
Nihayet, ilk mantık dersi baslar. Çocuklardan biri söz hakki isteyerek:
-Hocam, mantık bize ne öğretir? Lütfen her şeyden önce bunu anlatır mısınız? ricasında bulunur.

Profesör, kendisine merak ve şüpheyle bakan talebelerine:
- Mantık dersinin insanların düşüncesine yaptığı etkiyi açıklamak biraz güçtür. Onun için bunu sizlere bir örnekle açıklamak istiyorum. Der.

-Farzedin ki, bir maden ocağından iki insan çıkıyor: Birisinin üzeri tertemiz, diğerininki ise kömür karası içinde… Bunlardan hangisinin yıkanması lazımdır?

Öğrenciler, hiç tereddüt etmeden:
-Elbette, kirlisi!
diye cevap verirler.

Profesör, tebessüm ederek:
-İşte evlatlarım, der.

Mantık bu soruya cevap vermeden önce sunu sorar:
Nasıl olur da bir maden ocağından çıkan iki kişiden birinin üzeri tertemiz iken diğerininki kirli olabiliyor?

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yanlış seçimler ve tarihi hatalar

Hayat seçimlerden ibaret. Kimi zaman doğruyu, kimi zaman yanlışı seçersiniz. Ama bazı yanlışlar var ki ilginç gelişmelere yol açabiliyorlar.

Google’ın ilk logosu, 1999Bugün Internet’te dolaşırken karşıma Google’ın mihenk taşları adlı sayfa geldi. Sayfa kısaca Google’ın bugünlere nasıl geldiğini anlatıyor. Ama asıl ilginç kısmı bence şu; Google’ın kurucuları sistemi kurduktan sonra bir arama sitesi kurma fikrinde değillerdir. Bu yüzden de eserlerini satabilecekleri bir yatırımcı ararlar. Ama pek ilgilenen olmaz. Hatta Yahoo!’ya da giderler ve arama motorlarını Yahoo! ya satmak isterler. Fakat o zamanlar arama motoru lideri projenin gelecek vaad ettiğine katılsa da proje ilk pek ilgilenmez ve Larry Page ve Sergey Brin’e proje iyice geliştikten sonra tekrar konuşabiliriz diyerek yatırım yapmazlar. Bugün ise Yahoo! aramalarındaki sonuçlar Google’dan geliyor.

Ama bilgisayar dünyası bunun gibi şeylere pek de yabancı değil. ‘Yanlış seçimler ve tarihi hatalar’ başlıklı yazının devamı için tıklayın…

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Mutlu Yıllar

Bir tanecik Mısra’m ile kısa bir tatile çıktığım için bir süre yokum. Bu 2007 yılının son yazısı. Yeni yılın ilk günlerinde tekrar buluşmak üzere. Herkese mutlu bir yeni yıl dilerim. (Belki herkese değil! Ama büyük bir çoğunluğa :) )

Yeni Yıl

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu