'Genel' kategorisi arşivi

Fenerbahçe Rezaleti

Biraz önce Efes Pilsen - Fenerbahçe maçı sona erdi. Sona ermesi ile beraber de çirkin Fenerbahçe taraftarı yüzünü gösterdi. Eskiden basket maçları çok farklıydı. Basketbol seyircisi daha medeni daha uygardı. Ama son zamanlarda özellikle Fenerbahçe ve diğer kulüplerin maçlara seyirci adına bir sürü serseriyi getirmesi. Futboldan sonra basketbolun içine edilmiş durumda.

Fenerbahçe taraftarımı olmama rağmen Avrupa kupalarında gidip Fenerbahçe’yi desteklediğime pişman oldum. Bakalım bu rezalete nasıl cevap verilecek. Bana kalırsa Fenerbahçe’nin gelecek tüm sezonu seyircisiz oynaması bile az bir ceza olur.

Ayrıca ikincilik ödüllerini almaya da takım gibi değil de soytarı gibi çıkmaları da zaten bir çok şeyi ortaya koyuyor.

Efes’e tebrikler. Fenerbahçe’ye yazıklar olsun.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Aptallar Erken Ölür

Lise zamanında özel ders almaya gittiğim birisi vardı. Bir gün oraya gittiğimde dikkatimi bir kitap çekti. Kitabın adı “Aptallar Çabuk Ölür” idi. Bunu gördüğüm zaman kitabın başlığının çok etkileyici olduğunu aynı zamanda bu sözün de çok doğru olduğunu düşündüm. Bu düşüncelerimi hocama cevabı hiç de beklediğim gibi değildi. “Ama doğru değil ki…”

O zamandan beri aklımı kurcalayan bir konudur bu. Dikkatlice düşününce aptalların pek de çabuk ölmediğinin farkına varabilirsiniz. Hatta çok da dikkatli düşünmeye gerek yok. Başka nasıl etrafta bu kadar çok aptal olabilirdi ki? Ama durum sadece insanlarda böyle… Yaşam tarzımız aptalların hayatlarını son derece rahat bir şekilde devam ettirmesine olanak tanıyor. Durum böyle olunca acaba bir gün aptalların sayısı akıllıları geçecek (eğer hala geçmediyse) ve eninde sonunda Dünya’da akıllı insan kalmayacak diye düşünüyorum. Peki bunun sonucunda Dünya üzerindeki diğer hayvanlara karşı tek avantajı aklı ve zekası olan insan türünün durumu ne olacak?

İşte öyle bir düşünce…

Bu arada  daha sonra kitabı buldum. Yazarı Mario Puzo, hani şu Godfather’ı yazan adam. Merak edenler kitaba buradan bakabilirler.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Monopoly ile Las Vegas’a

Monopoly Dünya ŞampiyonasıMonopoly çok sevdiğim bir oyundur. Bu blogda da monopoly’nin bir sürümü ile ilgili bir yazı yamıştım. Geçenlerde bir e-mail aldım. Monopoly’nin sahibi Hasbro’nun Türkiye’deki iletişim firmasından gelen bu e-mail’de Monopoly ile ilgili bir haber vardı.

Monopoly’nin bir dünya şampiyonası var kazanan 15.000 $ da alacak.

İşte bana gelen haberi iletiyorum. Açıkçası bende bu şampiyonaya katılmayı düşünüyorum. Çok eğlenceli olabilir.

Monopoly Dünya Şampiyonası için dünyanın her köşesinden Monopoly Şampiyonları Las Vegas’ta yapılacak büyük finalde buluşuyor… ‘Stratejilerime ve şansıma güvenirim, en çok oteli ben kurarım, en fazla parayı da ben kazanırım’ diyorsan, Las Vegas’ın yolu Türkiye Şampiyonası’ndan geçiyor.

### Monopoly Üstadları Aranıyor! ###

Monopoly bilgisine ve elbette şansına güvenen yarışmacıların kıyasıya rekabeti sonunda 50 Monopoly üstadı, Türkiye Şampiyonası Finali’ne katılmaya hak kazanacak.
Finalistlerin bir araya gelip Monopoly oynadığı; zarların, tapuların, paraların, tekliflerin havada uçuştuğu Türkiye Şampiyonası Finali ise keyifli bir rekabete sahne olacak. Şansını doğru taktiklerle birleştirerek rakiplerini eleyen, Türkiye Şampiyonluğu’na adını yazdıracak!

### Bekle Bizi Las Vegas! ###

Monopoly Türkiye Şampiyonu, bir arkadaşını da yanına alarak, 20-22 Ekim 2009 tarihlerinde gerçekleştirilecek Dünya Şampiyonası için şans, para ve eğlencenin sembolü rüya şehir Las Vegas’ın yolunu tutacak. Şampiyonumuz 15.000 $ para ödülünün yanı sıra Dünya Şampiyonluğu için yarışacak.

Lasvegasagidiyoruz.com sitesine gir hemen yarışmaya başla, final için yerini ayırt. Las Vegas seni bekliyor!

UNUTMA, HEYECAN DOLU ÖN ELEME TURU 2 MART’TA BAŞLAYACAK VE 9 NİSAN’A KADAR SÜRECEK!

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Anne Şarkısı - The Mom Song

The Mom Song from Northland Video on Vimeo.

Güncelleme: Video Vimeo’dan kaldırılmış ama Youtube da var. http://www.youtube.com/watch?v=ESe-AysF9mw

Giremiyorum demeyin, deneyin. Başbakanımız girebiliyor…

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Albert Einstein’ın not defteri

Şair Paul Valery bir keresinde Albert Einstein’a fikirlerini kaydetmek için bir defter tutup tutmadığını sormuş. Einstein önce ona hayretle bakmış ve şuna benzer bir cevap vermiş:

Ah hiç lüzum yok ki. Aklıma nadiren bir fikir gelir.

Ama  aklına gelenlerin de iyi olduklarını kabul etmek gerekir. Öyle görünüyor fikirlerin sayısındansa boyutu daha önemli.

Ne dersiniz?

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Türkiye Briç Şampiyonları

Her sene olduğu gibi Türkiye Briç Şampiyonaları bu sene de Antalya da başlıyor. Şampiyona 10-18 Mayıs arasında Talya Convention Center’da yapılacak. Bende bu turnuvada olacağımdam dolayı bir süre burada yokum.

Briç ile ilgilenenler için Türkiye Briç Federasyonu’nun web sitesine giderek daha fazla bilgi alabilirsiniz.

Türkiye Briç Federasyonu

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Hitler’in Kayıp Filosu

U-boatHikaye sanki bir Clive Cussler romanın başlangıcına benziyor. Hitler’in Kayıp Donanması savaşın en az bilinen ama oldukça ilginç hikayelerinden biri. Türk deniz mühendisi Selçuk Kolay idaresindeki bir takım tarafından ortaya çıkarılmış.  Aslında bu bir kaç aylık bir haber ama ben Internet’te öylesine dolaşırken yeni öğrendim.

Hitler’in Kayıp Donanması’nın gizemi için tıklayın.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Maymun Davası

Maymun DavasıAslında nedense pek eski film seyretmem. Ama bir gün sabahın ilk saatlerinde TRT’de bir film ile karşılaşmıştım. Filmin Türkçe adını pek bilemiyorum. Ama filmi seyrettikten sonra gittim aradım buldum. Aslında film oldukça ünlü bir filmmiş. Filmin orijinal adı da “Inherit the Wind”.

Film gerçek bir hikayeden yola çıkılarak hazırlanmış. Bu olay 1925 yılında Amerika’da yaşanmış bir hikaye. 1925 yılında bir okul öğretmeni okulda öğrencilerine Charles Darwin’in Evrim Teorisi’ni öğrettiği için mahkemeye çıkar. Çünkü o zamanlarda adına Butler Act (Butler Kanunu) denilen bir kanun okullarda yaradılışçılık dışında bir öğreti anlatmayı yasaklıyordu.

Film de bu olayı anlatan bir tiyatro oyunun sinemaya uyarlanmış hali. İsimler gerçek davada kullanılan isimler değiller onun yerine hayali isimler kullanılmış. Her ne kadar filmde hayali eklentiler varsa da filmin temeli gerçek mahkemem kayıtlarına dayanıyor.

Konusu ise şöyle; Bertram Cates dinci bir Güney kasabasında Evrim Teorisi’ni öğreten bir öğretmendir. Bu, dinci toplulukta büyük bir histeri yaratır. Hatta çok ünlü aşırı dinci bir avukat olan Matthew Harrison Brady savcılık yapmak üzere küçük kasabaya gelir. Ama öte yandan aynı derecede ünlü avukat Henry Drummond onu savunmaya karar verir. Sonuçta iki usta avukat mahkemede kozlarını paylaşırlar. Tutucu halk ve mahkemem tarafından karşısuna türlü zorluklarlar çıkartılan, tüm tanıkları reddedilen Drummond sonunda tanık sandalyesine Brady’i çağırır.

Filmde patlayan birşeyler, orası burası parçalananlar, ya da muhteşem efektler yok ama filmde uzun zamandır ortaya çıkan hiç bir yeni filmde olmayan bir şey var. İnsanı düşünmeye teşvik ediyor. Özellikle iki usta avukat arasında ki konuşmalar son derece mükemel. Yaptıklarına ve söylediklerine inanan iki insanın mücadelisi var ortada. Filmi takip edebilmek için özel efektlere veya acaip kamera oyunlarına gerek yok. Özellikle Spencer Tracy Henry Drummond rolünde tek kelime ile mükemmel. Bu rolü ile en iyi erkek oyuncu ödülüne aday olmuş. Ayrıca Brady’i oynayan Fredric March’da Oscar ödüllü bir oyuncu. Gene Kelly’de ateist gazeteci Hornbeck rolünde.

Sonuçta filmi evrim teorisi ile dinin mücadeles olarak görmek yanlış olur. Film fundamentalizm’in özgür düşünceyi nasıl hapsettiğini anlatıyor. Bir toplumun bilgisiz ve eğitimsiz kalmasının nelere yol açtığını gösteriyor. Eğer bütün bunlar sizi ilgilendirmiyorsa, bir mahkeme filmi olarak da seyredebilirsiniz.

Eğer bulabilirseniz şiddetle tavsiye ederim.

Sinan’ın Notu: 9

Filmin imdb sayfası

Henry Drummond’ın sözlerinden bir alıntı:

Henry Drummond: Can’t you understand? That if you take a law like evolution and you make it a crime to teach it in the public schools, tomorrow you can make it a crime to teach it in the private schools? And tomorrow you may make it a crime to read about it. And soon you may ban books and newspapers. And then you may turn Catholic against Protestant, and Protestant against Protestant, and try to foist your own religion upon the mind of man. If you can do one, you can do the other. Because fanaticism and ignorance is forever busy, and needs feeding. And soon, your Honor, with banners flying and with drums beating we’ll be marching backward, BACKWARD, through the glorious ages of that Sixteenth Century when bigots burned the man who dared bring enlightenment and intelligence to the human mind!

Henry Drummond: Anlamıyor musunuz? Eğer evrim gibi bir kanunu alır ve halk okullarında öğretilmesini yasaklarsanız, yarın özel okullarda öğretilmesini de yasaklayabilirsiniz. Ve yarın hakkında okunmasını da suç haline getirebilirsiniz. Ve yakında kitapları ve gazeteleri de yasaklayabilirsiniz. Ve daha sonra Katolik’i Protestan’a ve Protestan’ı Protestan’a karşı karşıya getirirsiniz ve kendi dininizi insanın kafasına zorla sokmaya çalışırsınız. Eğer birini yapabilirseniz, diğerini de yapabilirsiniz. Çünkü fanatism ve cahillik her daim açtırlar ve beslenmeye ihtiyaçları vardır. Ve pek yakında, sayın yargıç, elimizde flamalar ve öalan davullarla, bağnazların insan aklına zeka ve aydınlanma getirmeye cüret eden adamı yaktıkları, 16. yüzyılın o muhteşem çağlarına doğru geriye GERİYE yürümeye başlayacağız.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kartopu Savaşları için…

Snoballer ve çocukBugün neredeyse bütün gündür kar yağıyor. İtiraf etmeliyim ki karda beni çeken bir şeyler. Oturup pencereden karın yağışını seyretmek, çıkıp karda dolaşmak, güzel şeyler bunlar. Ama kar deyince en zevklisi kartopu savaşlarıdır. Hatırlarım çocukken yünden eldivenler ıslanıp sırılsıklam olana kadar kartopları yapılır, daha sonra düşmanlar bir güzel şişlenirdi. İlk önce giysiler gelişti artık eldivaneler kartopu yapmaktan ıslanmıyor. Geçenler de internette gördüğüm şey ise insanın kartopu oynayasını getiriyor.

Snoballer kartopu yapıcıBu bir kartopu yapıcı. Saniyeler içinde kusursuz bir sürü kartopu hazırlayabilirsiniz. Aslında kaba bir salata kaşığına benziyor ama bir kartopu savaşı için ciddi bir cephane tedariği sağlıyor. Olayın içinden biraz romantizmi aldığı doğru ama öte yandan epik kartopu savaşları için son derece gerekli.

Üstelik adamlar sadece kartopu yapıcı da yapmamışlar, kardan siperler veya igloo (eskimoların kardan evleri) kumanda merkezinizi yapmanıza yardım edecek bir kardan tuğla yapıcı da var. Dahası eğer kartoplarını yeterince uzağa fırlatmaya gücünüz yetmiyorsa bir de kartopu fırlatıcı var.

Hadi kartopu savaşına!

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Tersine Dünya

Photoshop her zaman magazin dergilerine çıkan ünlülerin orasını burasını düzeltmek için kullanılmıyor. Vladstudio adında bir site bu sefer Photoshop’ı Dünya’ya uygulamışlar. Değişik bir fikirle. Dünya üzerindeki kara parçalarının deniz, su kütlelerinin ise kara olduğu bir dünya yaratmışlar. Oldukça ilginç olmuş.

Tersine Dünya

İsteyenler buradan resmin daha kaliteli yüksek çözünülürteki hallerini ufak bir ücret karşılığında indirebilirler.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu