Geçenlerde Güneşin Tam İçinde adlı blogda güneş ilgili bir yazı okudum. Bunun üzerine bende Güneş ile ilgili bulduklarımı ve bildiklerimi yazayım dedim. Öyle Güneş deyip geçmemek lazım. Bu Dünya’ya en yakın yıldız bugün sizin burada olmanızın en büyük sebebi. Güneş Nebula denen gazlardan oluşuyor. Bu gazların %98′i Güneş’i oluşturmak için kullanıldı geriye kalan %2 ise 9 gezegen, 70′ten fazla ay ve milyonlarca astreoidi oluşturdu.
Bu arada belirtmekte de fayda var ki bu 4.57 milyar yaşındaki orta yaşlı yıldız sadece orta boyda bir yıldız. Evrende Güneş’ten çok daha büyük yıldızlar var. Bildiğimiz en büyük yıldızlardan biri (bu tür yıldızlara hypergiant ya da üstündev deniyor) Pistol Yıldızı adında ve Güneş’ten 100-150 kat daha büyük ve 1.7 milyon kat daha parlak.
Güneş’imizin resmi sınıfı: Sarı G2 Cüce (Yellow G2 Dwarf)
- Güneş’in yüzey sıcaklığı 5538°C çekirdeği ise 14,999,982 °C civarlarında
- Işığın Güneş’ten Dünya’ya ulaşma süresi 8 dakika.
- Güneşin dünyaya uzaklığı ise yaklaşık 150 milyon km.
- Aynı Dünya’nın Güneş etrafında dönmesi gibi Güneş de Samanyolu etrafında saatte 800000 km hızla dönüyor. Bir turu 225 milyon yıl civarı.
- Bu arada eğer Güneş’in kütlesinin ağırlığını merak ediyorsanız; yaklaşık 1,989,000,000,000,000,000,000,000,000,000 kilogram olduğunu tahmin ediyoruz.
- Güneş her saniye bütün Dünya’nın şu anki enerji tüketimini 500000 (beşyüzbin) sene karşılamaya yetecek kadar enerji üretiyor.
- Her yıl 2.5 km2′ye düşen Güneş ışığı 4 milyon ton petrolle aynı enerjiye sahip.
- Her saniye Dünya’ya çarpan güneş ışığı 4 milyar tane 100 vatlık ampülün enerjisine eşit.A
- Amerika’nın elektrik üretiminde kullandığı Güneş enerjisi miktarı ise toplamın sadece %1′i.

Güneş hakkında daha fazla bilgi için Wikipedia’da ki Güneş maddesine bakabilirsiniz. (Ne yazık ki Türkçe’sinde fazla bir açıklama yok)
Ufak bir hatırlatma: Güneş’e karanlık gözlüklerle, dürbünlerle ve küçük teleskoplar ile bakmayın. Tamir edilemez göz hasarları meydana gelebilir.
Yirminci yüzyıla girildiğinde insanlar bilimin işinin bittiğine inanmaya başlamışlardı. Hatta bir Nature yazarına göre “eklenecek birkaç küçük burç ve kulecik, işlenecek birkaç çatı kabartması dışında” keşfedilebilecek pek bir şey kalmamıştı.Ama yeni bir çağı müjdeleyen ilk dönüm noktası, 1905′te genç bir İsviçreli bürokratın kaleminden çıkmış bir dizi bildirinin Alman fizik dergisi Annalen Der Physik‘te yayınlanması oldu. Bu adamın hiç bir üniversite ile bağlantısı yoktu, hiç bir labarotuvara giriş hakkı yoktu ve Bern’deki ulusal patent bürosununkinden daha büyük hiç bir kütüphaneden düzenli olarak yararlanmamıştı. O büroda üçüncü sınıf teknik uzman olarak çalışmaktaydı. (İkinci sınıf teknik uzmanlığa yükseltilme başvurusu daha yeni reddedilmişti.)Adı Albert Einstein’dı. Bir sene içinde Annalen Der Physik‘e beş bildiri sunmuştu. Bunlardan üçü ise fizik tarihinin en müthişleri arasındaydı. Birincisi Max Planck’in yeni kuvantum kuramı yardımı ile fotoelektrik etkiyi inceliyor, ikincisi asıltı durumundaki küçük parçacıkların davranımını (Brown hareketi diye adlandırılan şeyi) konu alıyor, üçüncü ise özel bir görelelik (rölative) kuramını ana hatlarıyla belirliyordu.İlki yazarına bir Nobel Ödülü kazandırdı ve ışığın doğasını izah etti (ayrıca televizyon yapımının mümkün hale gelmesine ve daha bir çok şeye katkısı oldu.) İkincisi atomların gerçekten de var olduğunu kanıtladı. Üçüncü ise dünyayı değiştirdi.
‘Einstein’ın Evreni’ başlıklı yazının devamı için tıklayın…
Bir şirket insanların kendi genomlarının profilini görebilecekleri yenir online hizmet sunmaya başladı.
Şirketin açıklamasına göre bu servise kaydolan kullanıcılar bazı hastalıklara yakalanma risklerini görebilecekler. Aynı zamanda müşteriler kalp hastalıkları ve bazı kanserlere yakalanma risklerinde olup olmadıklarını da görebilecekler.
Eleştirilere göre ise insanlar verileri yanlış yorumlayarak gereksiz yere endişelenebilirler.
Hizmet kısaca şöyle işliyor: Yanağınıza bir pamuklu çubuk sürüp bunu firmaya ulaştıryorsunuz ve daha sonra genomunuz ile ilgili profilinize online ulaşabiliyorsunuz. Bu kadar basit.
İnsan düşünüyor da artık neredeyse herşey İnternet üzerinden yapılır hale geliyor.
Tabii bu hizmet illa da öok yararlı demek değil. Bence kullanan kişiye göre çok değişiklik gösterebilir. Eleştirenlerin dediği gibi sıradan insanların sonuçları yanlış yorumlaması çok mümkün. Herkes kendi ruh haline değişik sonuçlara varabilir.
Ayrıca belki bu hizmetten sonra namus cinayetlerinde bir artış bile olabilir. Düşünsenize birisi çocuğunun kendinden olmadığını öğrenip karısı kesebilir mesela… Pek bizim memlekete uygun bir hizmet gibi durmuyor.
Haberin aslı:
BBC NEWS | Science/Nature | Firm offers online DNA analysis
Son Yorumlar