Ben aslında pek cami sevmem. Bunun sebebi hemen her tarafta estetikten yoksun bir sürü kaba saba camiler yapılmış olması olabilir. Ama bu hafta içi yolum Edirne’ye düştü ve bu vesile ile Selimiye Camii’ni görme fırsatı buldum. Selimiye Camii tek kelime ile muhteşem bir yapı. Bugüne kadar belgeseller de birkaç kere seyretmiştim. Ama gerçeğinin önünde durup, içine girmeye hiç benzemiyor.
Daha Edirne’ye girerken sizi kilometrelerce öteden karşılıyor. Tüm şehre hakim. Bir İstanbul’lu olarak cami siluetlerinin şehre etkisine alışkınım. Ama Selimiye, İstanbul’un bir çok cami minaresi ile bezenmiş siluetinden çok farklı. Edirne’ye tamamıyla hakim. İstanbul’da camiler şehrin bir parçası iken, Edirne’de sanki şehir Selimiye Camii’nin bir uzantısı.
Selimiye’nin muhteşemliği sadece muhteşem ve devasa görüntüsü değil. Camii hakkında ki gerçekleri öğrendikçe daha da saygı duyulur bir hale geliyor.
Cami, Sultan 2. Selim tarafından Kıbrıs fethinin ganimetleri ile Mimar Sinan’a yaptırılmış. Yapımı 1568 - 1574 yılları arasında 6 sene sürmüş. Sinan’ın kendisinin de belirttiği gibi Selimiye Camii ustalığının en önemli eseri.
Kalfalığımı İstanbul’daki Şehzade Camii’nde yaptım. Ustalığımı da Süleymaniye Camii’nde tamamladım. Fakat bütün gücümü bu Sultan Selim Han camiinde sarf edip uzmanlığımı ayân ve beyân ettim.
Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nden
Bu eser sadece Mimar Sinan’ın en büyük eseri olmakla kalmıyor. Aynı zaman da Osmanlı-Türk mimarisinin de doruk noktası. Selimiye o zamana kadar yapılmış olan İslam eserlerinden farklı bir teknikle yapılmış. İslam dünyasındaki en büyük kubbeye (çapı 33,28 metre, yüksekliği 15,86 metre) sahip. Bu tek kubbeli tasarım camiye genel görünümünü vermekte. Kendisinin de belirttiği gibi Sinan u camiyi Aya Sofya’ya ve onun gibi bir kubbenin yapılamayacağına karşı yapmış.
Caminin içi ise Sinan’ın tekniği sebebiyle her yönden ışık alır durumda. Cami’nin ortasında bulunan müezzin yerinin ise Sinan’dan önce be sonra benzeri yokmuş. İçeride bulunan çinilerin, hatların, mermerlerin ve işlemelerin hepsi ise ayrı bir sanat eseri. Bu çinilerden bazıları 1877 - 1878 Osmanlı Rus savaşı sırasınd Ruslar tarafından çalınmış.
Eskiden camii kandillerle aydınlatıldığı zamanlar da kandillerden çıkan is hava akımı sayesinden özel bölmelerde toplanıyormuş. Selimiye Camii’nin kubbeleri de kendi gibi benzersiz. Normalden çok uzun olan minareler aynı zamanda daha ince ve zarfiler. Bu minareler öyle bir şekilde düzenlenmiş ki. Buralardan aynı anda yukarı çıkanların birbirlerini görmesi mümkün değil.
Selimiye’nin kubbesi 1915 yılında Bulgarlar Edirne’yi kuşattıkları zaman bir top tarafından vurulmuş. Kubbenin çok dayanıklı tasarımı yüzünden cami bu saldırıyı çok küçük zararla atlatmış. Söylentiye göre Atatürk’ün emri ile o günden bu güne gelecek nesillere bir uyarı olması düşüncesi ile restore edilmemiş.
Sinan Selimiye’yi şöyle anlatmış:
“Bütün dünya halkının “Olabilirlik ölçülerinin dışındadır.” demelerinin bir nedeni şudur: Ayasofya kubbesi gibi büyük bir kubbe İslam Devleti’nde yapılmamıştır diye, kâfirlerin mimar geçinenleri “Müslümanlara karşı galebemiz vardır.” derlerdi. Yanlış görüşlerince, o kadar büyük bir kubbeyi durdurmak son derece zordur. “Benzerini yapmak mümkün olsa yaparlardı.” dedikleri, bu zavallının yüreğinde bir ukde olup kalmıştı. Sözü edilen cami binasında çalışıp çabalayarak, ihsan sahibi Allah’ın yardımıyla, Sultan Selim Han’ın zamanında kudret gösterip bu yüce kubbeyi Ayasofya kubbesinden altı zira daha yüksek ve çevresini dört zira daha geniş yaptım.”
-”Caminin dört minaresini, kubbenin dört tarafına oturttum. Her birine üçer şerefe yaptım. İki minaresinin üçer merdiveni vardır, çıkanlar birbirini görmezler. İlk merdiven birinci şerefeye, ikinci merdiven ilk iki şerefeye, sonuncu merdivense her üç şerefeye çıkar.
Edirne’de benim camiimden evvel en büyük cami Üç Şerefeli idi. Minaresi azametli ise de kuleye benziyordu, gayet kalındı. Sultan Selim Camiinin minareleri ise hem naziktir, hem de üçer yolları vardır ki, bu kadar ince minarede üç yol yapmanın gayet müşkül olduğunu aklı başında olanlar anlar.”
Bu ve bunun gibi eserleri gördükten sonra insan her yerde biten zevksiz, kaba, alelade camileri gördükten sonra daha üzülüyor. Bir zamanlar tarihin en büyük eserlerini yaratanların soyundan geldiğini iddia eden adamlar etrafa bir sürü birbirinden çirkin, kültürümüzden uzak, taklit, camiler dikiyorlar. Yazık.
Wikipedia’da Selimiye (İngilizce - Türkçe)
Sinan’a Saygı (Sinan ve eserleri)




hey dostum sen varya hiç ii değilsin
bende oraya gitmek istiyorum benide götürün
bendeeeeeeeeee
teknik konularda biraz daha araştırsan iyi olacak.
yükseklik falan doğru değil galiba.
dünyada çapı daha büyük yapılar da var.
ama bu yapı gerçekten de şaheser
ben orayı gördüm hiç güzel diğil
ALLAH CC.BU ESERLERİ YAPANLARDAN, YAPTIRANLARDAN, EMEĞİ GEÇENLERDEN VE BU SİTELERDE YAYINLAYARAK BİZE TANITANLARDAN RAZI OLSUN.
MİNARELERİ ÇOK MERAK EDİYORUM. İNŞAALLAH GÖRMEK NASİP OLUR.
Bende o muhteşem şaheser yapıyı gömeyi çok istiyorum çünki orası bugünün mimarlarının bile çözemediği harika bir şevhet ile aşk ile yapılmış oradaki cami eminim bize bişeyler anlatmak istior ayrıca beğenmeyen arkımada teessüf ediyorum…
Sen ruhundaki güzeli görmek duygusunu kaybetmişsin…
Ben Selimiye Camisine gittim.Ve çok güzel bi cami herkese tavsiye ederim…
sen neyi beğenmiyosun be sen ne yaptın bu hayatta niye yaşıyorsun . selimiye caminin kubbesinin özelliği ortada hiçbir dayanağı olmadan duran kubbe fiziki şartlara göre şuanda yapmak imkansız bu iş akılla çözülmez.
ne kadar estetiksizde olsa camileri sevmek önemlidir!!!!!
yagmur hanım siz gördünüz güzel degilmiş,sizin icin güzel olanlar neler acaba,,,gözün görmüyo o muhteşem eseri günümüzde dünyanın bütün mimarlarını bilim adamlarını inşaat mühendislerini toplasan o şah eser denilen,selimiye camii i yapamazlar,bir mimar sinan olamazlar,sen bırak bu eseri beyenmedigini,ne icin yaşıyosun?bilemiyorum artık yazık cok yazık bu eserleri beyenmeyenler varya cahiller
cluber yağmur sen git dans et alışweriş yap ananın babanın parasıyla ne yaparsan yap ama asla TÜRK ün gurur duyduğu değerlere beğenmesen bile saygı duy…..
çok güzel bir camiye benziyor bende gidip görmek isterim
bende gideceğim
bnde pek cami sewmem ama bu cami gerçekten farklı we gzl
yagmur hanıma ; 2 ihtimal var. Ya okul ile beraber gittin sırf arkadaslarla olmak veya yazıldığın cocukla tanısma fırsatı.. Ya da annen baban bilinçli insanlar sana bU şaheseri göstermek istemişler. FAKAT DURUM ORTADA.
rabbime hamd olsun görmek nasip oldu . bugun birkac duyguyu birden yaşadım hem gurur hem hayranlık hemde manevi lezzet duydum. o güzel yapının matematiksel deha haricinde manevi kuvvet ve aşkla yapıldığına birkez daha şahit oldum rabbim mimar sinanı resulullaha komşu etsin inş . tum kardeşlerime o güzel mekanı gidip görmelerini tavsiye ederim
o muhteşem camiyi eşimle beraber gezdim harikaydı o eserin dünyada eşi benzeri yok bütün insanlara tavsiyem gidin görün yagmura üzüldüm ALLAHcc o mübarek yeri yamura güzel göstermedi vardır bi hikmeti veya bi ayıbı
ARKADAŞLAR EGER O CAMII ZIYARET EDERSENIZ CAMII NIN BIR KÖŞESINE YAPILAN SALDIRI SONUCU NELER OLDUGU GÖRÜKÜYOR O YERİ KIMLERIN YAPTIGINI UMARIM ÖGRENMEK ISTERSINIZ…
yagmur hanıma en güzel cevabı fatarbay vermiş.Herkesin bütün ustaların imrenerek anlattıgı camiyi begenmemek komik bi durum.büyük alısveris merkezleriyle diil birazda bu tur seyleri arastırın yagmur hanım.Ben edirneliyim ve böyle bi şaheserin bulundugu sehirde yasamaktan gurur duyuyorumm.hepinizin gelip görmesini isterim.inanın edirneli olmak bi ayrıcalıkk benim için.herkese iyi günler.yayında emegi gecen arkadaslara teşekkurlerr
06.06.2008 tarihinde Edirne Selimiye Camiinde Allah c.c.bizlerde Cuma namazı kılmayı nasip etti.Ama Selimiyenin o mistik havasından ve ihtişammından çok etkilendim.İnşallah rabbim kıldığım namazı kabul eder,çunkü;o mühteşem ortam ve harıka sesli müezzinler beni büyülediler,göz yaşlarımı tutamadım.O insanlarla tanışmak istedim fakat ulaşamadım.Ertesi günü Artvin’ e döndüm.Cami çıkışında dua ettim inşaallah çok kereler burada namaz kılmayı nasip eder allah c.c.diye.Bu eserleri yapanlardan ve yaptıranlardan yüce rabbim razi olsun.Şöyle bir bakarsak çokuklarımıza bizlerin bırakabileceği ve bizlerin yaptığı birşeylerimiz varmı!maalesef yok.Çok acı verici bir durum.Ben o gün camide ezan okuyan kardeşimle tanışmak istedim ve kendisini Artvin’ de misafir olarak görmek istiyorum bana bu konuda yardımcı olursanıoz sevinirim.Sevi ve saygılarımla.22.06.2008-ARTVİN
ben edirnede okuyrm gerçektn edırnenn camileri çok güzel gidip görülmesi gereken yerler Allah bu camiyi yapanlardan yaptıranlardan oralarda ibadet eden insanlardan razı olsun
okumak insanda cahilliği alır ama eşeklik kişide baki kalır der atalarımız,yağmur hanım gibi nereden ve hangi kültürden geldiği belli olmayan,dinine ve dininin en büyük delili olan camilere dil uzatması ne kadar kişiliksiz olduğunun zaten delili, o camiye bulgarlar top ateşi ile zarar vermek istemiş ne yazar kimliğinde müslüman yazan böyle şerefsizlerin açtığı yara daha derin ve düşündürücüdür bence…