Aslında bu yazıyı buraya yazmayacaktım. Ama yazmak istediğim sitedeki yorum formu son derece gerizekalı bir şekilde satırlarca yorum yazmama izin verip sonra da ilk bir kaç satır hariç hepsini kesip attığı için yazımı tekrar buraya yazma gereği duydum.
Arkadaşın birisi “Ama Aslanlar Çakallarla Aynı Otlakta Avlanmaz” başlıklı bir yazı yazmış. Dolaşırken gözüme çarptı. Bende oturup düşündüklerimi yazdım ama dediğim gibi sistemin azizliğine uğrayınca yazı gitti ben de cevabı buraya yazıyorum.
Okumaya üşenenler için yazı kısaca şöyle: Avrasya diye bir televizyonda kadının biri
bir fikri, bir düşünceyi tartışmasız kabul edenler de yobaz!
diye açıklama yapmış. Arkadaş da
…ama mesela biz Kemalizm’i tartışmaya gerek görmeden kabul ediyoruz; Bayan Ataman’a göre bizde yobazız! Benim anlamadığım kelime manası ile özdeş yobazları, bu denli koruma içgüdüsü sayın Nuriye Ataman için neden bu kadar önemli …
diyerek uzunca bir yazı yazmış. İşte benim konu ile ilgili düşüncelerim:
Bir kere TDK sözlüğünde yobazı şöyle tanımlıyor:
- Dinde bağnazlığı aşırılığa vardıran, başkalarına baskı yapmaya yönelen (kimse)
- mecaz Bir düşünceye, bir inanca aşırı ölçüde bağlı olan (kimse).
- halk ağzında Kaba saba, inceliksiz (kimse).
Zaten bu tanıma göre ne yazıyı yazan arkadaş ne de spiker kadın (hanımefendi kelimeye yeni bir anlam kazandırdığı kanısında) kelimenin anlamını bilmiyor. Çünkü aslında yobaz bu anlama geliyor. Yani argoda fanatik kelimesinin karşılığı.
Sonuç olarak arkadaş konu ile ilgili tepkilerini dile getirmiş. Buna bir itirazım yok. Hatta destekliyorum. Yalnız kafama takılan kısım arkadaşın uslubu. İlk kafama takılan taraf - tabii kelime anlamındaki çelişki sayılmaz ise - arkadaşın şu sözleri:
Çünkü, biz de Kemalizm’i tartışmasız kabul ediyor ve uygulamak için gereken neyse yapmak için mücadele ediyoruz.
Bir kere bunu söyleyen biri Kemalizm ve Mustafa Kemal’in dediklerini anlamamış demektir. Atatürk hiçbir zaman bir şeyi mantık ve zeka ile irdelemeden kayıtsız, şartsız ve tartışmasız kabul etmemiştir. Bu yapısına, yaptıklarına ve söylediklerine karşıdır.
Hiçbir mantıksal delile dayanmayan birtakım gelenek ve göreneklerin, inançların korunmasında direnen ulusların ilerlemesi çok güç olur, belki de hiç olmaz.
M.Kemal Atatürk
Bu tür bir davranış fanatismin ta kendisidir ve her ne amaçla olsun kötüdür. Fanatism hangi tarafta olsun tehlikelidir, çünkü mantığa yer vermez. Dolayısı ile bu tür bir yaklaşım hem gerçek Kemalizm değildir, hem de bu düşüncede ki insanlar tarafından yanlış yansıtılmaktadır. Vatanseverlik fanatism ile yapılamaz. Bu söylediklerim kendi çıkarları adına herşeyi yaparak vatanı umursamayanları ciddiye almayalım anlamında değildir. Sadece bunu yapm yönteminin mantıkız bir fanatism olamadığını söylemeye çalışıyorum.
Yazıdaki ikinci bir madde ise arkadaşın “Atatürk’ümüze dil uzatanların dillerini… (kesin kural)” dediği 6. madde. Birincisi bu isim öyle birkaç kendini bilmezin, çıkarları için her yola başvuran ucuz adamların dil uzatması ile kirletilebilecek bir isim değil. Bunlara verilecek cevap orayı burayı kesmek değil, diğer insanlara doğrusunu anlatmak ve en önemlisi Mustafa Kemal’i anlamış olarak yaşamaktır.
Önemli olan Mustafa Kemal’i anlamaktır. Körü körüne bir ideale bağlanmak değildir. Körü körüne takip edilen her ideal eninde sonunda yok olmaya mahkumdur.
Yazıyı yazan arkadaşı biraz fazla eleştirmiş olabilirim. Aslında vatanseverliğini ve Atatürk’e olan bakışını saygı ile karşılıyorum. Sadece bu körü körüne olayı beni çok rahatsız etti onu dile getirmek istedim.




“Aslan, çakallar ve bir cevap” için 0 Cevap var