Eylül, 2008 arşivi

Fosil Sergisi Aldatmacası

Geçen akşam sevgili eşimle Bağdat Caddesi’nde yürüyorduk. Hararetli sohbetimiz arasında bir anda dikkatimizi küçük camdan vitrinler içinde duran şeylerin olduğu olduğu bir stand çekti. Tabii meraklı olan ben de hemen baktım. Standın önünde vitrinlerin üzerinde “Fosil Sergisi” yazıyor. İlk önce sevindim, kendi kendime dedim ki “AA ne güzel bir şey yapmışlar”. Ama biraz yakına gidip yazılanları okuyup fosil diye oraya konanlara bakınca hayl kırıklığına uğradım.

Doğa ve İnsan Sağlığı adında bir grup kişi gerçek fosiller olduklarını iddia ettikleri fosile benzeyen bir kaç şeyi cam vintrinler içine koymuşlar altına da kendi kafalarına göre bir şeyler yazarak bunları sergiliyorlar. Aslında yazılanlara bakınca bu sözde serginin amacı oldukça açık: Fosil örneklerini kullanarak evrimi bir aldatmaca olarak göstermek.  Bir milyon yıllık geyik fosili, bilmem kaç milyon yıllık kaplan kafatası diye gerçek olmayan fosillerin gerçek gibi gösterildiği, altına yazılan abuk sabuk yazıların sanki bilimsel bir gerçek gibi sunulmaya çalışıldığı bir ortam. Bu sözde fosillerde ki örneklerin şimdiki yaşayan hayvanlarla aynı olduklarını ve milyonlarca yıllardır değişmediklerini göstererek evrim teorisini çürütmeye ve yaradılışçılığı açıklamaya çalışıyorlar. Tabii “canlıların milyonlarca yıl değişmeden kalması yaradılışı nasıl açıklıyor?” sorusuna da verebilecek bir cevapları olsa gerek…

Bu sözüm ona serginin başında duran ve sorulara cevap veren konuşmaları bırakın, görüntüleri bile bilime uzak bir kaç insan da orada halkımıza bu “sergiyi” açıklamaya çalışıyorlar. Ama bu açıklamalar “maymun daktiloya vursa olur mu?” ya da “bak bu bina kendiliginden dikilebilir mi?” gibisinden abuk sabuk ezbere dayalı daha derin açıklama getimeyen sözlerden ileri gidemiyor.

Büyük ihtimalle bunlar Harun Yahya adıyla Evrim Aldatmacası adı  kitabı da yazan Adnan Hoca mürdileri. Hani şu denizden balığı çıkartıp da hayvan ölünce “işte denizden karaya geçiş yoktur” gibi örneklerin odluğu kitap.

Tabii bunlar işin komik yanı. İşin bir de acı yanı var. Belediyeler nasıl oluyor da bunun gibi bir soytarılığa izin veriyor? Nasıl oluyor da fosillerin gerçek olup olmadığını, yazılanların doğru olup olmadığını kontorl etmeden bunların sokaklara konulmasına ve insanlara bilimsel gerçeklermiş gibi aktarılmasına izin veriyorlar?

Bazı gazeteler ve yayın organları da nasıl oluyor da sanki bu bir olaymış gibi bu soytarılığı haber yapıp da doğrusunu araştırmadan yazıyor?

Bence işin tabii bir de ilginç bir yanı var. İnsanlar kendilerine verilen bilgilere kaynağını ve doğruluğunu kontrol etmeden inanmaya ne kadar da meraklı?

Gerçekten yazık.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu