Aralık, 2007 arşivi

Dünya’yı değiştiren 10 köpek


On tane köpek ve tarihte oynadıkları roller.

1 ve 2: Strelka ve Belka
Laika uzaya gitmiş gitmiş ilk köpek olabilir ama 1960 yılında Sputnik ile uzaya giden Strelka ve Belka dünya yörüngesinde başarılı ile kalıp geri dönen ilk canlılar oldular. Dolayısı ile onların bu yolculuğundan daha çok şey öğrenildi.

3: Peritas
Köpeği Peritas olmasa Büyük İskender asla büyük olamıyabilirdi. Büyük İskende, pers kralı 3. Darius’un orduları ile savaşırken Peritas sadırmakta olan bir filin üzerine atlayarak hortumunu ısırdı. Böylece Byük İskender hayatta kaldı. Batı dünyasının temelleri sayılan imparatorluğunu kurdu.

4: CharlieJohn F. Kennedy’nin oyun arkadaşı terrier
Küba füze krizi sırasında Başkan Kennedy karmakarışık Savaş Odası’na oğlunun Galler teriyesi köpeği Charlie’yi getirtti. Köpek, herkesin onayladığı şekilde Kennedy’nin kucağında oturmak sureti ile başkanı sakinleştirdi. Sonunda krizin aşılması için kararlar verdi.

5: Jofi
Sigmund Freud terapiler sırasında chow chow cinsi köpeği Jofi’yi de bulunduruyordu. Günlüklerinde ki notlar köpeğin hastaları rahatlattığını söylüyor. Bu notlar bugün terapide kullanılan hayvanlar için temel oluşturuyor.

6: Urian
VII. Henry, Aragon’lu Catherine’den boşanmasını onaylamak üzere Kardinal Wolsey’yi Papa ile görüşmeye gönderdi. Görüşme sırasında Papa o zamanlar gelenek olduğu şekilde çıplak ayak parmağını öptürmek üzere Kardinal’e uzattı. İşte tam bu sırada Kardinal’in köpeği Urian fırlayarak Papa’nın ayağını ısırdı. Papa Clement çılgına döndü, boşanma iptal edildi. Bunun üzerine VII. Henry de Katolik Kilise’yi iptal ettiğini açıkladı. Bu olay devlet ve kilisenin ayrılma noktasıdır.

7: İsimsiz bir Newfoundland Tıpkı bunu gibi bir Newfoundland yaklaşık 200 sene önce Napoleon Bonaparte’ın hayatını kurtardı.
Napoleon 1815′te Elba adasındaki sürgününden kaçarken dalgalar yüzünden tekneden denize düştü. Bir balıkçının köpeği suya atladı ve boğulmakta olan despotu yüzer durumda tuttu.

8:Checkers
1957′deki “Checkers Konuşması”nda zamanlar bir senatör olan Nixon seçim kampanyasında 18.000 dolarlık bir yolsuzluk yaptığını itiraf etti. Bu ödeme içinde bir de hediye Amerikan Kokır Spanyel bulunmaktaydı. Nixon “Ve biliyor musunuz, çocuklar tüm çocuklar gibi köpeği sevdiler. Artık ne derlerse desinler onu geri vermeyeceğiz” dedi. Bu içten konuşma bir anda Nixon’ın popülerliğini arttırdı. Daha sonra da başkan seçildi.

9:Peps
Eğer Peps olamasa idi Wagner o muhteşem operaları hiç olamayabilirdi. Wagner bu Spanyeli özel bir koltuğa oturtur ve yeni komposizyonlarını ona çalardı. Köpeğin tepkilerine göre de bir pasajı atar ya da tutardı.

10: Donnchadh
1306 yılında İngiltere Kralı I. Edward, Robert Bruce’u bulabilmek için kendi köpeğini ona karşı kullanır. Köpek İngilizleri sahibine götürdüyse de daha sonra döner ve onun yanında savaşır. Robert Bruce İskoçya kralı olur.

Birkaç nesil sonra doğrudan Robert Bruce’un soyundan gelme Kral III. George’un akıldışı hareketleri Amerikalı kolonistlerin başkaldırmasına yol açar. Modern tıp III. George’un bariz deliliğini İskoç Stuart’larına (Robert Bruce ile başlayan İskoç kralları) özgü genetik bir hastalığa bağlıyor.

Bu yazı BBC’den derlenmiştir.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Aslan, çakallar ve bir cevap

Aslında bu yazıyı buraya yazmayacaktım. Ama yazmak istediğim sitedeki yorum formu son derece gerizekalı bir şekilde satırlarca yorum yazmama izin verip sonra da ilk bir kaç satır hariç hepsini kesip attığı için yazımı tekrar buraya yazma gereği duydum.

Arkadaşın birisi “Ama Aslanlar Çakallarla Aynı Otlakta Avlanmaz” başlıklı bir yazı yazmış. Dolaşırken gözüme çarptı. Bende oturup düşündüklerimi yazdım ama dediğim gibi sistemin azizliğine uğrayınca yazı gitti ben de cevabı buraya yazıyorum.

Okumaya üşenenler için yazı kısaca şöyle: Avrasya diye bir televizyonda kadının biri

bir fikri, bir düşünceyi tartışmasız kabul edenler de yobaz!

diye açıklama yapmış. Arkadaş da

…ama mesela biz Kemalizm’i tartışmaya gerek görmeden kabul ediyoruz; Bayan Ataman’a göre bizde yobazız! Benim anlamadığım kelime manası ile özdeş yobazları, bu denli koruma içgüdüsü sayın Nuriye Ataman için neden bu kadar önemli …

diyerek uzunca bir yazı yazmış. İşte benim konu ile ilgili düşüncelerim:

Bir kere TDK sözlüğünde yobazı şöyle tanımlıyor:

  1. Dinde bağnazlığı aşırılığa vardıran, başkalarına baskı yapmaya yönelen (kimse)
  2. mecaz Bir düşünceye, bir inanca aşırı ölçüde bağlı olan (kimse).
  3. halk ağzında Kaba saba, inceliksiz (kimse).

Zaten bu tanıma göre ne yazıyı yazan arkadaş ne de spiker kadın (hanımefendi kelimeye yeni bir anlam kazandırdığı kanısında) kelimenin anlamını bilmiyor. Çünkü aslında yobaz bu anlama geliyor. Yani argoda fanatik kelimesinin karşılığı.

Sonuç olarak arkadaş konu ile ilgili tepkilerini dile getirmiş. Buna bir itirazım yok. Hatta destekliyorum. Yalnız kafama takılan kısım arkadaşın uslubu. İlk kafama takılan taraf - tabii kelime anlamındaki çelişki sayılmaz ise - arkadaşın şu sözleri:

Çünkü, biz de Kemalizm’i tartışmasız kabul ediyor ve uygulamak için gereken neyse yapmak için mücadele ediyoruz.

Bir kere bunu söyleyen biri Kemalizm ve Mustafa Kemal’in dediklerini anlamamış demektir. Atatürk hiçbir zaman bir şeyi mantık ve zeka ile irdelemeden kayıtsız, şartsız ve tartışmasız kabul etmemiştir. Bu yapısına, yaptıklarına ve söylediklerine karşıdır.

Hiçbir mantıksal delile dayanmayan birtakım gelenek ve göreneklerin, inançların korunmasında direnen ulusların ilerlemesi çok güç olur, belki de hiç olmaz.

M.Kemal Atatürk

Bu tür bir davranış fanatismin ta kendisidir ve her ne amaçla olsun kötüdür. Fanatism hangi tarafta olsun tehlikelidir, çünkü mantığa yer vermez. Dolayısı ile bu tür bir yaklaşım hem gerçek Kemalizm değildir, hem de bu düşüncede ki insanlar tarafından yanlış yansıtılmaktadır. Vatanseverlik fanatism ile yapılamaz. Bu söylediklerim kendi çıkarları adına herşeyi yaparak vatanı umursamayanları ciddiye almayalım anlamında değildir. Sadece bunu yapm yönteminin mantıkız bir fanatism olamadığını söylemeye çalışıyorum.

Yazıdaki ikinci bir madde ise arkadaşın “Atatürk’ümüze dil uzatanların dillerini… (kesin kural)” dediği 6. madde. Birincisi bu isim öyle birkaç kendini bilmezin, çıkarları için her yola başvuran ucuz adamların dil uzatması ile kirletilebilecek bir isim değil. Bunlara verilecek cevap orayı burayı kesmek değil, diğer insanlara doğrusunu anlatmak ve en önemlisi Mustafa Kemal’i anlamış olarak yaşamaktır.

Önemli olan Mustafa Kemal’i anlamaktır. Körü körüne bir ideale bağlanmak değildir. Körü körüne takip edilen her ideal eninde sonunda yok olmaya mahkumdur.

Yazıyı yazan arkadaşı biraz fazla eleştirmiş olabilirim. Aslında vatanseverliğini ve Atatürk’e olan bakışını saygı ile karşılıyorum. Sadece bu körü körüne olayı beni çok rahatsız etti onu dile getirmek istedim.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu