Türkiye Briç Şampiyonları

Her sene olduğu gibi Türkiye Briç Şampiyonaları bu sene de Antalya da başlıyor. Şampiyona 10-18 Mayıs arasında Talya Convention Center’da yapılacak. Bende bu turnuvada olacağımdam dolayı bir süre burada yokum.

Briç ile ilgilenenler için Türkiye Briç Federasyonu’nun web sitesine giderek daha fazla bilgi alabilirsiniz.

Türkiye Briç Federasyonu

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Nintendo Wii Fit

Wii FitBilindiği gibi bilgisayar oyunlarının insanı egzersisten uzaklaştırdığı hantallaştırdığı gibi bit durum söz konusu. Nintendo Wii’nin son eklentisi Wii Fit ile Nintendo bu durumu değiştirmeye kararlı görünüyor. Biz de bu hafta sonu dolaşırken D&R’da Wii Fit’i gördük ve kısa bir kararsılıktan sonra kutuyu alarak evin yolunu tuttuk. İyi ki de yapmışız. Wii Fit oldukça eğlenceli.

Devamı için tıklayın

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Iron Man (Demir Adam) film 2008

Iron Man 2008Hollywood kendine yeni bir kaynak buldu ve onu sömürüyor. B u kaynak da süper kahramanlar. Gerçi bugüne kadar süper kahraman filmlerinin bir kaç istisna dışında iyi olduklarını söylemek zor. Ama sinema ve çizgi roman severler için neyse ki Iron Man kesinlikle bu istisnalar arasında.

Çizgi roman seven, okuyan ve süper kahramanlara bayılan biri olarak itiraf etmeliyim ki Iron Man ile bugüne kadar pek aram olmamıştı. Nedeni  tam olarak bilemiyorum ama Iron Man beni hiç çekmemişti.

Hem Iron Man’e olan bu yabancılığımdan hem de süper kahraman filmlerinin kötü kalitesinden dolayı. filmi seyretmeye gittiğim zaman biraz şüpheliydim. Ama Iron Man beni memnun etti. Bir süper kahraman filmi çizgi roman uyarlamasında olması gereken her şeye sahip. Espri, kaba kuvvet, dahi ve çekici bir süper kahraman, güzel kadınlar. İşin iyi tarafı da bunların oldukça iyi bir araya gelmiş olması.

Film Tony Stark’ın nasıl Iron Man haline geldiğini anlatıyor. Bir nevi Batman Başlıyor tadında bir film ve en az onun kadar da iyi. Kaliteli bir oyuncu kadrosuna sahip. Robert Downey Jr. Tony Stark/Iron Man olarak çok iyi bir iş çıkarmış.  Jeff Bridges ise zaten her zaman olduğu gibi kalitesini ortaya koymuş. Gwyneth Paltrow ise bir güzel olmuş.

Zaman zaman  Tony Stark’ın demirden zırhını yapmasına biraz fazla zaman ayrılmış olmasına rağmen film oldukça güzel ve tatmin edici. Ben beğendim, tavsiye ederim.

Not: Iron Man’in çizgi roman sürümü ile filmi arasında bazı ufak değişiklikler olduğunu söylemek lazım. Ama ortaya iyi bir iş çıkmış.

Sinan’ın Notu: 8.5

Imdb.com sayfası

Ek: Bu arada ben göremedim daha sonra Net’ten öğrendim. Eğer filmin yazılarından sonra da kalırsanız süpriz bir görüntü varmış.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Nike Football Reklamları

Nike reklamları her zaman için oldukça eğlenceli ve güzel olurlar. Geçenlerde elime alttaki reklam filmi ulaşınca aklıma diğerleri de geldi. İşte Nike Football Reklamları

Take it to the next level

Ve dahası

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Bakış Açısı (Vantage Point) 2008

Bakış Açısı, Vantage PointBakış Açısı, İspanya’da bir barış konuşması yapmaya gelen Amerikan Başkanı’na yapılan bir  suikasti ve onu korumakta olan gizli servis elemanlarının hikayesi anlatıyor. Tabii bu olaylar hem bu kişilerin, hem teröristlerin hem de bunlar dışında bir kaç kişinin bakış açılarından anlatılıyor.

Film adından da anlaşılacağı üzere değişik bakış açılarından aynı olayı anlatıyor. Açıkçası bence film oldukça iyi başladı. Hızlı bir başlangıç, değişik ve akıcı bir kurgu. Buraya kadar gayet güzel aynı olay, farklı kişilerin bakış açılarından birleşmeye başladıkça ortaya güzel bir durum çıkıyor. Bu süre içinde gerek aksiyon sahneleri gerekse efektler oldukça iyi. İhanetler göz önüne çıktıkça ve olaylar biraz açıklanmaya başladıkça film sizi biraz daha içine çekiyor.

Tam iyi bir film seyrettiğinizi sanırken, film birden yokuş aşağı gitmeye başlıyor. Bilinen klişeler, ve Jack Bauer taklidi bir durum içine giriyoruz.  Neyse ki oyuncuların iyi olması ve hızlı aksiyon çekimleri gibi şeyler yüzünden bunların pek farkına varmıyorsunuz ama film ilk yarım saatteki performansından uzaklaşıyor.

İyi başlayıp, orta derecede devam eden film ortalama, hatta belki ortalama bir aksiyon filmi olma yolundayken filmin sonu geliyor. Açık söylemem gerekir ki filmin sonu bence bir filmde gördüğüm en kötü en idiotik sonlardan biri. Sanki birisi çıkıp da yönetmene “Hadi kardeşim zaamn doldu, iki dakika içinde bitir.”  demiş gibi bir durum söz konusu.

Sinan’ın Notu: 6/10

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Hitler’in Kayıp Filosu

U-boatHikaye sanki bir Clive Cussler romanın başlangıcına benziyor. Hitler’in Kayıp Donanması savaşın en az bilinen ama oldukça ilginç hikayelerinden biri. Türk deniz mühendisi Selçuk Kolay idaresindeki bir takım tarafından ortaya çıkarılmış.  Aslında bu bir kaç aylık bir haber ama ben Internet’te öylesine dolaşırken yeni öğrendim.

Hitler’in Kayıp Donanması’nın gizemi için tıklayın.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Dünya’nın kurtarılmaya ihtiyacı var mı?

Earth Day FlagBir süredir gerek Internet’te gerekse yazılı ve görsel medyada Dünya Günü (Earth Day) ile ilgili bir sürü haber vardı. Earth Day ya da Türkçe adıyla Dünya Günü’nün amacı Dünya’mız ve çevremiz için duyarlılık ve farkındalık yaratmak.

Bence bu noktada yanlış anlaşılan bir nokta var. Sanki herkes Dünya’yı kurtarmak onu korumak gerektiği gibi bir anlayış içinde. Bence yanlışlık da burada başlıyor. İnsan denen varlığın en büyük özelliklerinden biri kendini beğenmişlik. İşte bu yüzden diğer bir sürü şey gibi bunu da yanlış anlamaktayız diye düşünüyorum.

Google Earth Day DoodleDünyayı korumak ve kurtarmak gibi bir durum söz konusu değil aslında. Evet aslında Dünya’da iklim değişiyor, biz insanlık olarak buna büyük katkıda bulunuyoruz ve gezegenimize zarar veriyoruz. Buraya kadar doğru.

Ama anlamadığımız noktada bu, kurtarılmaya ihtiyacı olan yaşlı (aslında yaşlı demek de çok doğru değil ama neyse) gezegenimiz değil. Asıl kurtarılmaya ihtiyacı olan onun üzerinde yaşayan canlılar. yani kurtarılmaya ihtiyacı olan insanlık.

Dünya milyarlarca bir ısınıyor, bir buz kesiyor, bazen sudan bir küreye bazen de bir kartopuna dönüşüyor. Bazen zehirli gazlarla kaplı bir gezegene bazen, oksijen dolu bir gezegene dönüşüyor. Durum ne kadar iyi veya kötü olursa olsun Dünya en sonunda tekrar bir dengeye kavuşuyor. Ne olursa olsun üzerindeki canlılar bir ölüp yerine yenileri geliyor.

Sorun gene aynı. Biz Dünya’ya ne kadar zarar verirsek verelim. Dünya eninde sonunda belki binlerce, belki de milyonlarca yıl sonra gene kendine gelecektir. Bizim için tek problem ise, o zaman bir tür olarak burada olup  olmayacağımız.

Yani demek istiyorum ki, kurtarılması gereken Dünya değil. Eğer ortada kurtarılması gereken bir şey varsa o da kendimiziz.

Yani eğer Dünya’yı kurtarmak için bir şey yapmak aklınızda yoksa en azından kendinizin ve insanlığın  kurtarılmaya ihtiyacı olduğunu düşünün.

Bu arada Goggle, Youtube gibi siteler de Dünya Günü’ne destek vermek amacı ile ilgili logolar (aslında bunlara Doodle deniyor) yayınlamışlar.

Google Earth Day Doodle

Güneşin Tam İçinde’de Dünya Günü yazısında daha fazlasını görebilirsiniz.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Gerçek Gray’s Anatomy

Bilirsiniz televizyonlarda bir dizi var adı “Grey’s Anatomy”.  Dizi genellikle Dr. Meredith Grey ve onun ve çevresinde gelişen olayları takip eden bir tıp draması. Hatta yanılmıyorsam, kendisi bir şey yaratmaktan aciz birileri, bunun bir taklidini yapmaya çalışmışlardı. Neyse.

Geçen gün babamın kitaplığında bir kitap görünce briaz şaşırdım. Dizinin adı olan “Grey’s Anatomy” aslında “Gray’s Anatomy” adlı bir kitaba gönderme imiş. Gerçek Gray’s Anatomy kitabı aslında doktorlar tarafından bilinen çok ünlü bir anatomi kitabıymış.

1858 yılında Henry Gray adında bir İngiliz tarafından yazılmış. Asıl adı Henry Gray’s Anatomy of the Human Body ama genel olarak Gray’s Anatomy olarak biliniyor. 1858 yılından beri de hala yayında ve kullanılan bir ders kitabı. en son sürümü 39. baskı. Yayıncısına göre 40. baskı Eylül 2008′de yapılacak.

Hani bir şey görürsünüz, ” a o bu muymuş?” dersiniz ya işte kitabı görmek de benim için o tarz bir andı.

İşte o an:

Gray’s Anatomy 34th Edition

Fazlası için Wikipedia’ya göz atabilirsiniz.:

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

İsmini Didikle

İsmi Didikle logoElime gene arkadaşlarımdam bir e-posta ulaştı. Nedense bu tür e-postalar, özel şirketlerde sabahtan akşama kadar çalışıp işini başından alamayan, “çok meşgul” kişilerden geliyor hep. Neyse…

Bu sefer bahsi geçen bir site. Adı http://www.ismididikle.com. Adından da anlaşabileceği gibi bu site isimlerle ilgili. İsminizi arama kutucuüuna yazıyorsunuz ve isminizle ilgili bir sürü bilgiye ulaşıyorsunuz. Örneğin isminiz ne kadar sık kullanılan bir isim, Türkiye’de kaç kişi bu ismi taşıyor. İsminiz ile uyumlu diğer isimler, ismin farklı şekillerde yazılımları vs. gibi bir çok ayrıntı var. İsmim ile ilgili bir şeyler öğrenmek her zaman ilginç gelmiştir. Dolayısı ile bu siteyi sizinle de paylaşıyım dedim. Sitenin iğren. tasarımını göz ardı edersiniz, keyifli dakikalar geçirebilirsiniz. İsimlerin anlamı ile de ilgili bir açıklama olsaymış daha da güzel bir servis olabilirmiş.

Adres: www.ismididikle.com

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kanyon Mars Sinema Fiyaskosu

Bu Cuma akşamı sinemaya gitmek üzere kendimizi ayarladık. Uzun bir tartışmanın ardından da Kanyon’a gitmeye karar verdik. Tabii bu kararı alırken başımıza gelecekleri bilmiyorduk.

İlk önce Kanyon’un üst katında bulunan GBK‘da yemeğimizi yedik daha sonra da acele ile filme yetimek üzere kalktık ve salona gittik. Çünkü film 21:45′te idi biz ise  yemeğe oturduğumuzda ise saat dokuzu biraz geçiyordu. Yani filme yetişeceğiz diye yemek boğazımıza dizildi. Neyse 21:45′te salona girdik. Biz girdiğimizde perde de reklamlar oynamaya başlamıltı bile. Yerimize geçtik ve filmin başlamasını beklemeye koyulduk. Gel gelelim film bir türlü başlayamadı. Reklamlar tam yarım saat boyunca devam etti. Ondan sonra film başladığı anda kapanması gereken ışıklar düzelmesi gereken görüntü düzelmedi. Salondan birinin kalkıp gidip makinisti uyarması ile ışıklar on dakika sonra kapandı, film normal sinemaskop görüntüsüne kavuştu. Herhalde makinistin daha önemli bir işi vardı.

Böyle bir durumda başladık filmi seyretmeye. Fakat tabii olaylar henüz bitmemişti. Filmin ilk devresi seyredildi. Antrakt sonrasında koltuğumuza geri döndük. Filmin ikinci devresi başladı. Sanıyorum  30 ile 45 saniye arasında bir zaman geçti. Keanu karşısındakinin kafasına kalın bir telefon defteri ile geçirdi. Ve… film koptu. Bir anda perde bembeyaz oldu, ışıklar yandı. İnsanlar filmin tekrar başlamasını beklerken (5 dakikadan fazla bir süre o şekilde oturduk) adamın biri salona girdi ve teknik bir arıza dolayısı ile filmin gösterilemeyeceğini söyledi. Herkes de durumu kabullenip gişe başına paralarını almaya gitti. Tabii bunlar harcanmış bir Cuma akşamını telafi eder mi ona siz karar verin.

Ne olduğunu soranlara ise verilen cevap olan teknik bir arıza cevabına dikkat çekmek istiyorum. Bu kısaca şu demek: “Kardeşim, siz salaksınız teknik diyoruz işte, sen ne anlarsın ki, bunlara aklın ermez demek aslında”

Sonuçta para iademizi ve fazladan birer davetiyeyi de alarak evimizin yolunu tuttuk. Ama bir daha Kanyon’da sinema fikri geldi mi ikiden fazla düşüneceğim. Parasıyla rezil olmak lafı bu gibi durumlar için icat edilmiş gibi.

15 YTL verip, yarım saat saçma sapan reklamları izlemek ve yarım bir film seyredetmek isterseniz Kanyon çok ideal.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Teknosa’ya aldanmayın

teknosa_logo.gifGeçenlerde Teknosa’da bir kampnaya gözüme çarptı. Kocaman harflerle söyle yazıyordu: “Toshiba HD-DVD Player 299 YTL”. Şimdi bu konu pek çoğunuza şaşırtıcı gelmeyebilir. Ne de olsa yeni nesil yüksek çözünürlüklü bir sistem için oldukça uygun bir fiyat sayılabilir diye düşünebilirsiniz. Ayrıca yanında bir kç disk de hediye.

Tabii durum öyle değil.  Eğer teknolojiyi biraz yakından takip ediyorsanız, biliyor olmalısınız ki. Yüksek çözünürlük savaşlarında iki format vardı. Bunlardan biri Toshiba’nın HD-DVD’si, diğeri ise Sony’nin Blu-ray’i idi. Fakat bu savaşın sonu bir ay kadar önce belli oldu. Savaşı Sony’nin Blu-Ray’i kazandı. Bunun üzerine de Toshiba artık HD-DVD’nin üretilmeyeceğini açıkladı. Yani bundan böyle HD-DVD (betamax gibi) ölü bir format.

Hatta  Amerika’da bir çok satıcı HD-DVD oynatıcıları geri bile alıyor. Bizde ise Teknosa nasılsa alan biri olur diye 299 YTL gibi ucuz olamayn bir fiyattan bunu satmaya devam ediyor. Üstelik satış elemanları size HD-DVD’nin akibetini de anlatmıyorlar.

Dolayısı ile siz siz olun. Teknosa’dan bir şey almadan iyi araştırın.

İşte sözü edilen HD-DVD oynatıcı. Teknosa web sitesinde de satışta.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

En Sevdiğimiz Film Sahneleri

Süleyman Hoca, blogu Güneşin Tam İçinde’de “En Sevdiğimiz Film Sahneleri” adında bir yazı yazmış. Sağolsun beni de mimlemiş. Bir süredir blogumdan uzaktım dolayısı ile yeni gördüm. İşte benim sevdiğim film sahneleri. Biraz uzun oldu gerçi, bir başlayınca duramadım. Düşününce de yenileri aklıma geliyor. Ama işte liste: (Belli bir sıralama olmadan :) )

Doktor, Doktor, Doktor, Doktor, Doktor…

Bu filmi (Spies Like Us) seyredeli çok uzun zaman oldu ama nedense bu sahne aklımdan hiç çıkmadı. Ne zaman bir doktor ile tanışma durumu olsa gene aklıma gelir. Bu sahne de sizi çok güldürebilir.

Daha fazlası için tıklayın

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu